Güzel anılar çok çabuk unutulurdu, insan derin açlığı sebebiyle yeni güzelliklere yelken açarken eskileri özensizce atardı bir köşeye ama kötü anılar, oldukları yerde, yani insanın midesinin en karanlık yerinde dinlenmeye çekilirdi. Ta ki gün gelip de iç organlarını sıkacak biri onu uyandırana kadar.
‘’Gün gelip öldüğünde Ay’a uzanan bir listen olduğunu farkedeceksin’’ diyor işaret parmağıyla gökyüzünü göstererek. ‘’Ama o zaman tüm listeler anlamını yitiriyor ne yazık ki.’’