Dalgalarıyla, çalkantılarıyla, fırtınalarıyla ve bütün görkemliliğiyle şiir denizim karşınızda işte! Fakat ne yazık ki, üç yıl öncesi ilk ve değerli eserim oğlumu yitirdiğimden bu yana; artık bir Acılar Denizi’dir o!
Öte yandan, şiirim; benim tüm yaşamöykümdür. Yarım yüzyıllık ömrümün hangi sayfasını açarsanız; şiirim de vardır orada. Her kitabımın her sayfasında, her satırında iyi kötü, güzel çirkin, yanlış doğru bütün yönlerimle, bütün yaşamımla ben varım. Yaşamımla sanatım birbirini tamamlıyor. İkisini ayırmak, dolayısıyla ayrı ayrı değerlendirmek olanaksız. Acılar denizini yaşamımla sanatım birlikte yarattı.
50 yıllık yaşamım boyunca acının her türlüsünü çektim, yokluğun en dayanılmazını gördüm, umutsuzlukların en koyusuna düştüm. Kaç kez eşiğine kadar geldim ölümün! Dostluklarda, sevgilerde mutlulukların en doyumsuzunu tattım. Sevdim sevildim. Aldandım zaman zaman da; yıkıldım, parçalandım. Fakat şiire olan tutkum azalmadı. Çoğaldı giderek…