Başak

Hepimiz sıfırdan başlıyoruz. Sıfırdan bile daha geride hatta. Ağlaya zırlaya, zarafetten alabildiğine uzak bir yerden başlıyoruz. Kendi ihtiyaçlarımıza kafayı takmış oluyoruz. Ve ölüler bize bununla ilgili hiçbir şey öğretemiyor. Ne bir hakikat, ne geride kalan tabletler ne de bir kanıt. Yaşayıp acı çekmek, sonra aynısını yapsınlar diye çocuklarınıza da bunu öğretmek zorunda kalıyorsunuz. Alışkanlık, uzaktan bakıldığında mutluluğa benzeyebiliyor.
Sayfa 144 - holden yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir kitaba bir hakikat yazdığınızda, beş yüz yıl sonra doğan biri kalkıp o hakikatin üzerine bir şey koyabiliyor. Onu geliştirebiliyor, daha kullanışlı bir şeye dönüştürebiliyor. Kolay. Ama ruhen öğrendiğiniz şeyler aktarılamıyor işte.
Sayfa 144 - holden yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
o güzelim cennet çoktan parçalandı be arkadaşım, gelecek öylesine, öylesine yalnız ki ama uyuşturucularımız ve bilgeliğimiz var
Sayfa 151 - holden yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Alışkanlık, uzaktan bakıldığında mutluluğa benzeyebiliyor.
Sayfa 145 - holden yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
“Ama ölmek istiyorsun. Ve ölümünün görkemli olmasını istiyorsun. Tüm İranlı erkekler gibi.” “Yani, evet. Ama herkes eninde sonunda bunu istemez mi? Ölümlerinin bir anlam ifade etmesini? İstemesinler mi?”
Sayfa 131 - holden yayınları·Kitabı okudu
Alıntı