Bir yıldız kaydı gökyüzünden ...
BİR YILDIZ KAYDI GÖKYÜZÜNDEN Çok kıymetli sevgili Vahap Bellibaş’ın Aziz Hatırasına... ​İçimde tarif etmekte zorlandığım, kelimelerin bile eğilip büküldüğü derin bir sızı var bugün. Hani bazı insanlar vardır; varlığıyla dünyaya zarafet, neşe ve umut taşırlar. Onlar göçüp gittiğinde sadece bir hayat son bulmaz, sanki dünyanın bir rengi, gökyüzünün bir feneri eksilir. İşte bu dünyadan öyle bir insan, bir asil beyefendi, bir çocuk dostu geçti.Emekli öğretmen ve duayen izci liderimiz Vahap Bellibaş... ​Kimbilir kaç çocuğun çocukluğu, kaç gencin geleceğe bakan pusulası oldu? Kaç yüreğe dokundu, kaç ömre unutmaları mümkün olmayan güzellikler fısıldadı? Bugün onun gidişiyle kaç yüreğin canı acıdı, tahmin etmek zor. Ama bildiğim bir şey var ki; onu tanıma şerefine erişen herkes, heybesinde onun o kocaman ve şefkatli kalbinden bir parça taşıyor artık. ​Ben onu, o unutulmaz Erzurum Keyifli Okul Atölyem (KOA) kampımızda tanıma şerefine ulaştım. Kampın o kendine has telaşı ve coşkusu içinde, koca yaşına rağmen bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle hepimizin neşe kaynağı olmuştu. Karşımızda duran sadece bir izci lideri ya da emekli bir öğretmen değil; çocukla çocuk olan, çocuk gibi oynayan, oynatan, şarkılarıyla ve marşlarıyla tüm ortama hayat veren canlı bir çınardı. Yaşı ne olursa olsun, ruhu her daim bir yavrukurtun heyecanını taşıyordu.✌️ ​Gittiği her yeri, şahit olduğu her güzel anı not defterine kaydederdi. Sanki hayata ve insana dair hiçbir güzelliği kaçırmak istemez gibi, her anı ölümsüzleştirirdi. Tahminim o deftere sadece notlar değil; nezaket, saygı, sevgi ve naiflik de işlenirdi ilmek ilmek. Öyle içten, öyle mütevazı öyle candı ki... Sosyal medyada paylaştığım her gönderime , attığım her storiye o kadar güzel, o kadar kalpten yorumlar yapardı ki, onun o zarif
Duygu ve Düşünce
Son bulan her şeye bedel; Allah'ın bâki olması kâfidir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Haydi TÜRKİYE son bir adım🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Duyduğum son güzel yalandın...
Müzik
Bir gece, herkes uyuduktan sonra, insan kendi sessizliğinin karşısına oturmalı. Ne bir dostun omzuna yaslanmalı ne de bir teselli aramalı. Çünkü bazı acılar anlatılarak değil, yalnızca hissedilerek taşınır. O gece, yıllardır içinde ayakta tutmaya çalıştığı bütün enkazların arasında dolaşmalı. Bir zamanlar inandığı şeylerin yıkıntılarına dokunmalı. Gerçekleşmeyen düşlerin tozunu eline almalı. Uğruna beklediği yolları, gelmeyen insanları, yarım kalmış cümleleri birer birer hatırlamalı. Bekledikleri için ağlamalı insan. Çünkü beklemek, bazen kaybetmekten daha ağırdır. Kaybın bir sonu vardır; bekleyiş ise insanın içine kök salar. Her gün biraz daha eksilterek yaşatır kendini. Gerçekleşmeyenler için ağlamalı. Ama gerçekleşenler için de… Çünkü insan, bazen kavuştuğu şeylerin içinde kaybettiği kendisini bulur. Hayat ona dilediğini vermiştir belki, ama o dileği dileyen insan artık orada değildir. Sonra beklerken değişen hayatına ağlamalı. Zamanın usulca çaldığı masumiyetine, fark etmeden geride bıraktığı yıllara, bir daha asla dönemeyeceği eşiklere… Bir gün son kez yaşadığını bilmeden yaşadığı anlara… Son kez sarıldığı insanlara… Son kez duyduğu seslere… Ve en çok da kendine ağlamalı. Kimsenin görmediği savaşlarına… İçinde kopan fırtınaları gülümseyerek sakladığı günlere… Sevilmek uğruna sustuğu gerçeklere… Kırılmamak için vazgeçtiği hayallerine… Bir başkasına gösterdiği merhameti kendisinden esirgediği yıllara…
Rüyaların hayali hayallere kapılmaksa Ve şimdi tam da burada hayaller üryan, doğmuşsa yaşamaya Çöken bir zor-balık yüzerken gecenin voltasında Topluyor uykunun mahkumlarını ağına Takılmıyor olsa dilim kavuşsam hayallerin esrik düşlerine Kalsam rüyadan rüya içine İçimden çekilen son ve tek damlayı içmeye MİK Serisi