5/10
·272 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:10
Kitaba başlamadan yazarla başlayıp sonra kitap hakkındaki görüşlerimi yazacağım. Kazuo İshiguro sevdiğim bir yazar değil. Onun öksüzlüğümüz kitabını zorla bitirdiğimi söyleyebilirim. O günden sonra da bir daha hiçbir kitabını okumamaya kararlıydım. Distopik eser ararken karşıma çıktı bu kitap bir şans vereyim dedim ve okudum. Kitabımız Kathy karakterinin anlatımı üzerinden ilerliyor. Anı defteri gibi ama değil. Yurtta kalan çocuklar var ve bu çocuklar o yurtta bir amaç üzerine yetişiyorlar. Yaşları gelince önce bakıcı sonra bağışçı oluyorlar. Kitap beni ilk sayfalarda cezbetse de ortada sinirden küplere bindirdi. Son kırk sayfa da olmasa daha çok eleştirirdim herhalde. Olaylar inanılmaz stabil ilerlediği halde sonunda neden bağışçı bunlar bunu öğrenebiliyorsunuz ama o bile tam açıklanmamış yüzeysel. Bazı gerçekler korkunç gelmesine karşın distopya eserden çok kurgu olduğunu düşündürdü. İçinde bir olay, aksiyon, başkaldırı arıyorsanız yok. Sadece teması ilginç. (Spoiler vermemek adına açıklamıyorum) Japon bir yazarın eserlerini İngiltere de İngilizler üzerine yazması durumu beni irrite ediyor. Bu kadar güzel bir kurguya bu denli basit günlük yaşam dedikodusu yakışmamış. Yine şaşırtmadın beni İshiguro. Keyifli okumalar…
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma
8/10
·388 syf.·
2026 33. kitabı
2.Dünya Savaşı’nda Türk diplomasisini tarihsel kanıtlar, o döneme ilişkin devlet adamlarının özel anıları, gazete haberleri ve resmi yazışmalar üzerinden anlatan çok emek verilmiş özel bir çalışma. Aynı zamanda tarihsel önem arz eden hususlara ilişkin; araştırmacılar, devlet adamları ve gazetecilerin yorumlarına da yer verilerek çalışma oldukça detaylandırılmış. O dönemin önemli isimleri Roosvelt, Hitler, Churcill ve Stalin’e karşı İsmet İnönü’nün diplomasisini çok net bir biçimde gözler önüne sermekte. Kitabın son kısmında ise o döneme ilişkin resmi yazışmaların fotoğrafları ile oldukça zenginleştirilmiş. İçerik olarak gerçekten çok dolu. Ancak ben okurken biraz zorlandım. Tarih atlamaları, bir konuya ilişkin farklı görüşlerin yer alması yer yer biraz karmaşa yaşamama neden oldu. Kitaba nacizane tek eleştirim bu olabilir. Bunun dışında müthiş bir emek ve çaba ile hazırlanmış 1939-1945 Türkiye tarihine ışık tutan bu eşsiz eseri okumaktan çok büyük keyif aldım. Emeği geçen ve bize bu kıymetli bilgileri ulaştıran herkese teşekkürler..
İkinci Dünya Savaşı'nda Türk DiplomasisiNezihe Selcen Korkmazcan · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 202118 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
9/10
·240 syf.·
2026 43. kitabı
"Paul Lynch, Peygamberin Şarkısı romanında düzenin bir anda nasıl kaosa dönebileceğini son derece gerçekçi bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitap, uzak bir gelecekteki hayali bir dünyayı değil; sahip olduğumuz huzurun ve güvenli hayatın aslında ne kadar kolay sarsılabileceğini anlatıyor. Faşizmin ve baskının bir topluma nasıl yavaş yavaş, adeta normal hissettirilerek sızdığını bir ailenin dağılışı üzerinden izlemek gerçekten çok etkileyiciydi. Hikayenin Eilish adında bir annenin gözünden anlatılması, karakterin çocuklarını ve evini korumak için verdiği o çaresiz mücadeleyi çok daha yakından hissetmemi sağladı. Yazarın diyalogları satır aralarına gizleyen ve nefes aldırmadan akan tarzı, okurken insanın üzerine sinen o tekinsiz havayı çok iyi desteklemiş. Kitap bittiğinde, televizyonda sıradan birer haber olarak izlediğimiz göçlerin ve savaşların arkasında ne kadar büyük insan hikayeleri olduğunu bir kez daha düşündüm. Abartılı cümlelere kaçmadan, insanı doğrudan gerçeğin yalınlığıyla sarsan çok başarılı bir roman."
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,958 okunma
Biraz hayal kırıklığına uğrattı... DİKKAT SPOİLER VAR
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Evet...ilk defa bir inceleme yazıyorum çünkü bu kitabı okuduğumda hissettiklerimi içimde tutmak istemedim. Kitap ilk başlarda gayet iyi ilerliyordu bir sıkıntısı yoktu ama yazar Euria'yı savunuyormuş gibi cümleler vardı yani okurken öyle hissediyordum sanki Euria'nın kötü olması mükemmel birşeymiş gibi... sanki zalim olması çok havalıymış gibi. Öyle bir hissiyat aldım bilmiyorum. Bence Euria kitapta fazla yüceltildi bu kadarına gerek yoktu. Ayrıca ne olursa olsun ben hiçbir zaman Euria'ya acımayacağım çünkü kötü olmak bir seçimdir. Herkes hayatta kötü ve dehşet verici şeyler yaşıyor ama herkes kötü olmayı sevmiyor Euira bunu kendisi seçti yani başına gelen herşeyi hak ettiğini düşünüyorum hatta daha fazlasını hak ediyordu. Şimdi spoilerli kısma geçiyorum (SPOİLER) ÇOOOK fazla gereksiz yere karakter öldüğünü düşünüyorum. Tamam Lin'in ölmesi çokta mantıksız gelmedi ama mesela diğerlerinin ölümü çok gereksizdi sanki sadece öldürmek için öldürüldüler ve çok aceleye geldi. Mesela Nyx ve Valro'nün düşünecek beyinleri yok mu Euria'nın öldürücü gücünden haberdarlar nasıl olur da canları çok kolay birşeymiş gibi Lin'in önüne geçip bizden yararlan diyebilirler? Lin bile kendine o kadar güvenmedi onlar nasıl güvendi pardon? Zatne ikisi de gereksiz yere öldü. Mesela Andros'un ölümü de çok aceleye getirilmişti. Ya resmen zafer kazanıldıktan sonra Andros'un öldüğünü öğrendik ve yazar bunu çok yüzeysel bir şekilde anlatmıştı bir cümlede anlatıp bitmişti. Zaten adamı bu kitapta tanıdık en azından onun için adil bir son gerekiyordu ölüm nedeni acayip saçma adamın kalkan ve saldırı gücü var buna rağmen Drystan'ın zaman kazanması için birkaç askerle savaşırken öldü öyle mi? Kulağa çok saçma ve mantıksız geliyor. Delhin ve Rakan'ın ölümünden de sanki günlük bişeyden bahsediyormuş
Diyarların YazarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 202689 okunma
5/10
·136 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
İlk defa bu yazarı okudum. İsmine bakarak gerçekten çocuklarla alakalı bi kitap okuyacağımı düşünmüştüm. Aslında arkasını okusam bana hitap etmeyen bi kitap olduğunu anlayabilirmişim. Çok beğenmedim. Dili ve anlatımları çok karışık. Anlattıkları kendi nezdinde özel ama anlatış tarzındaki farklı olma çabası temanın önüne geçiyor. Kısacası bu yazardan okuyacağım ilk ve son kitabı bu olacak.
Kekeme Çocuklar KorosuTarık Tufan · Profil Yayınları · 20198,3bin okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Bulikov olayının üstünden 5 yıl geçti. Shara Komayd başbakan oldu ve en iyi arkadaşı Turyin Mulaghesh, bir kolunu kaybettikten sonra emekliye ayrıldı.Ancak Shara onu saklandığı yerden buldu ve önemli bir görev için yardımını istedi. Voortyashtan topraklarına gizli bir görev aracılığıyla gitmeli ve bir araştırmanın içinde olan Sumitra Choudry’nin nereye kaybolduğunu çözmeliydi.Ancak oraya gittiğinde madendeki toprağın altından çıkan bir tür elektromanyetik gizli cevher ile yani Thinadeskite ile karşılaşması işin bonus kısmı oldu çünkü bu cevherin ilahi olduğu düşünülüyordu.Yani kıcacası işin içinde yine mucizevi güçler ve tanrılar dolaşıyordu.Bunu çözmek ise Turyin’e kalmıştı, en büyük yardımcıları ise Signe ve eski dostu Sigrud olacaktı. Beyaz sahil ayini, kadim bir cevher, Kılıçlar Kenti adlı öbür dünya, vahşi cinayetler, büyülü kılıçlar, ele geçirilen bedenler, gizli tüneller ve heykeller, muzaffer ordular. Yine oldukça sürükleyici ve güzel işlenmiş bir kitaptı, keyifle okudum.Polisiye ve fantastiğin bir araya gelmesiyle ortaya çok iyi bir seri çıkarmış yazar bence.Serinin ilk kitabında Shara Komayd’ın macerasını okumuştuk, bu kitapta ise Turyin Mulaghesh’e eşlik ettik ki kendisini ilk kitapta da tanımıştık.Sigrud ve kızı Signe ise işin sürpriz kısmı oldu, renk kattılar kitaba.Bakalım serinin son kitabında kimin maceralarına ortak olacağız.
Kılıçlar KentiRobert Jackson Bennett · İthaki Yayınları · 201956 okunma