29.06 2026
Eğitim öğretim yılının sonu son oldu Belki de bu duygusallığım bundan 6 yaşında girdiğim okulu 23 yaşında bitirerek ayrılıyorum....
Tarih, özellikle Osmanlı hanedanı, ilk bakışta sanıldığından çok daha tuhaf hikâyelerle dolu. 1. Fatih Sultan Mehmed’in annesinin kimliği hâlâ tartışmalıdır Fatih Sultan Mehmed’in annesinin kesin olarak kim olduğu konusunda tarihçiler arasında tam bir uzlaşma yoktur. Bazı kaynaklar Türk soylu olduğunu, bazıları ise Balkan kökenli olduğunu öne sürer. 2. Bir Osmanlı padişahı kafeste 39 yıl yaşadı II. Süleyman, tahta çıkmadan önce yaklaşık 39 yıl “kafes” sisteminde yaşadı. Tahta çıktığında 45 yaşındaydı ve hayatının büyük bölümünü sarayda gözetim altında geçirmişti. 3. Osmanlı tarihinde kardeş katli resmî kanun hâline getirildi Fatih Sultan Mehmed döneminde çıkarılan kanunnamede, devlet düzeni için kardeş katlinin uygun görülebileceği hükme bağlandı. Bu uygulama sonraki yüzyıllarda birçok şehzadenin ölümüne yol açtı. 4. Bir Osmanlı şehzadesi Papa’nın korumasında yaşadı Cem Sultan yaklaşık 13 yıl boyunca Avrupa’da yaşadı ve bir dönem doğrudan Papalık himayesinde tutuldu. Avrupa devletleri onu Osmanlı’ya karşı siyasi koz olarak kullandı. 5. Bir Osmanlı padişahı yangınları izlemeyi seviyordu IV. Murad’ın İstanbul’daki büyük yangınları yüksek yerlerden izlemeyi sevdiğine dair çağdaş kaynaklarda anlatılar bulunur. 6. Bir padişah tahttan indirildikten sonra gizemli şekilde öldü Genç Osman, Yeniçeriler tarafından tahttan indirildikten sonra öldürüldü. Bu olay Osmanlı tarihinde bir padişahın askerler tarafından öldürülmesinin en çarpıcı örneklerinden biridir. 7. Dünyanın ilk kadın savaş pilotlarından biri Türk’tü Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotlarından biri olarak kabul edilir ve 1930’larda aktif uçuş görevlerinde bulunmuştur.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İNSANLIĞIN EN BÜYÜK ETİK İKİLEMİ: 1884 MIGNONETTE OLAYI Açlık ve çaresizlik kapınızı çaldığında, hayatta kalmak içir sınırlarınızı ne kadar zorlardınız? Bugün sizlere, hukuk ve felsefe derslerinde yüzyıllardır tartışılan, tüyler ürpertici gerçek bir hayatta kalma mücadelesi. 1884 yilinda Mignonette adlı yat, Atlantik Okyanusu'nda frtinada battı. Kaptan Tom Dudley, Edwin Stephens, Edmund Brooks ve 17 yaşındaki öksüz miço Richard Parker, kücük bir filikayla okyanusun ortasında caresiz kaldı. Günlerce ne bir gemi geçti nede kara göründü. Filikadaki 19. günde, yanlarındaki çok az yiyecek bitmiş ve deniz suyu içtiği için ağır hastalanarak komaya giren genc mico Richard Parker'ın durumu kritikleşmişti. Kaptan, herkesin orada son nefesini vermesindense. zaten durumu cok kötü olan genc micoyu feda ederek diğer 3 kişinin hayatta kalmasını sağlamak gibi acı bir karar aldı. Bu karardan 5 gün sonra bir gemi tarafından kurtarıldılar. İngiltere’ye döndüklerinde, denizcilerin yazılmamış kurallarına güvenerek her seyi dürüstce anlattılar. Ancak İngiliz adalet sistemi bunu bir "zorunluluk hali" olarak kabul etmedi. Mahkeme, "Çaresizlik, bir insanın havatına son vermek icin yasal bir gerekçe olamaz" diverek tarihi bir karar verdi. Önce cok ağır bir ceza aldılar, fakat halkın büyük baskısıyla cezaları 6 ay hapse çevrildi. ○ Tarihin En Büyük Rastlantısı: Edgar Allan Poe Kehaneti, Bu olaydan tam 46 yil önce, ünlü yazar Edgar Allan Poe bir roman yazmıştı. Romanda bir gemi batıvor, havatta kalanlar bir sandalda aç kalıyor ve iclerinden birini feda ediyorlardı. İnanılmaz olan șu ki; Poe'nun romanında feda edilen karakterin adıda gerçek hayattaki çocukla birebir aynıydı: Richard Parker Mutlak Adalet: Koşullar ne olursa olsun, bir insanın hayatı bir başkasının yaşaması için araç olarak
yarın son kullanma tarihi bitecek yumurtaları kurtarmak için mutfağa girip kek yapmaya çalışan o vizyonsuz benim 1 tepsi tatlı 1 tepsi tuzlu yapıp toplam 6 yumurta harcayacağım bu sayede yumurtaların hepsi çöp olmayacak kekleri buzluğa fırlatıp tam bir emekli bunak gibi yaşayacağım mis !
haziran ayı özetim;
okuduklarım: 2 haziran=>Close to You→ 6/10 14 haziran=>Atlas Altılısı→ 280 sayfa okuyup yarım bıraktım. +son anda reading slumptan çıkmak için 445 sayfalık wattpad kitabı okudum💆🏻‍♀️ izlediklerim: 10 haziran=>firebird→7/10 16 haziran=>obsession→10/10 17 haziran=>me before you→9/10 19 haziran=>it:welcome to derry (bilmem kaçıncı rewatch)→10/10 22 haziran=>heated rivalry (izlemek icin biraz gec kaldim galiba🙊)→9/10 27 haziran=>heartstopper→5/10 bu ay maalesef benim için pek güzel geçmedi. hazirana girdikten sonra, özellikle ilk iki hafta, kendimi zorlasam bile hiçbir şey yapamadım. tüm günler uyudum ve bir zaman sonra bu aşırı bunaltıcı gelmeye başladı. pek kitap okuduğum söylenemeyeceği için izlediklerimi de eklemeye karar verdim🙌🏻 aslında şuan bakınca gayette bir şeyler yapmışım gibi duruyor?! anca haziranın sonlarına doğru biraz daha kendime geldim galiba. ama bir sürü başladığım anda bıraktığım film var😔 (the hunger games, se7en, love rosie...)
1000Kitap
Siz hiç çocuk yakınınızı kaybettiniz mi?
Ben kaybettim. Şu an bunu anlatacak kimsem yok. Size anlatabilir miyim? (Evet diye kabul ettim.) Harika bir gündü, başka akrabalarımla birlikte piknikteydim. Halacım da Zeynep’imle birlikte şehir dışına gitmişlerdi. Zeynep 6 yaşındaydı.. Denize girmek istedi diye halacım da kıramadı onu. Zeynep halamın torunuydu. Benim için ikisinin önemini burada size anlatacak herhangi bir kelimem yok. Kelimem yok çünkü onlar çok başkaydı.. Zeynoşum bıcır bıcır, çok bilmiş, öyle temiz kalpli ve vicdanlı, akıllı bir çocuktu ki.. Yaşıtlarına göre o kadar olgun, muhteşem bir çocuktu. Burada fotoğrafımızı paylaşmayı çok isterdim. Ama kötü insanlar var. Ona herhangi bir şey denmesi ihtimali benim canımı yakar.. Ben diğer yiğenimle piknikte oynarken bir telefon geldi. Kaza yaptıklarını ve ikisine de araba çarptığını öğrendik.. Hastaneden bilgi almaya çalıştığımızı hatırlıyorum. O arabaya nasıl bindik o arabada eve nasıl geldik piknik alanından.. Ağlaya ağlaya kaza yapma riskiyle dönmeye çalıştık. Arabada halamın vefat haberini aldık.. Oracıkta vefat etmiş halam… Karşıdan karşıya geçmek istemişler sadece.. Alkollü, makas atan biri, 30 metre sürüklemiş onları.. Görüntüleri yok.. İyi ki yok.. Zeynoşumuz 2 gün yoğun bakımda kaldı.. Biz hep onun iyi olmasını bekledik.. Maalesef 1 gün arayla aynı camide tekrar toplandık.. Ben bundan daha büyük bir acı hatırlamıyorum. Vefat etmeden önce birlikte oyunlar oynamıştık.. Tırnaklarını süslemiştim. Ne çok mutluydu.. Fotoğraflarını en son ben çekmiştim.. Bayramlık beyaz elbisesiyle.. O elbisesini tabutunun üstüne koyduk… Acaba büyüyebilseydi nasıl başarılı olurdu? Ne kadar güzel genç bir kız olacaktı kim bilir.. Seni çok özledim meleğim.. Esra ablan her çocuk gördüğünde seni hatırlıyor.. Her çocukları sevdiğinde gülümsemelerinde seni arıyor.. Senin
Duygu ve Düşünce