Puan vermedi·64 syf.··
2026 12. kitabı
Dag Solstad’ın Nihayet Mutluluk adlı eseri, ilk sayfalarda klasik bir otobiyografik metin izlenimi verse de yazarın son satırlarda belirttiği gibi makale niyetiyle başlayıp romana evrilen 62 sayfalık derin bir anlatıya dönüşüyor. Özellikle 30. sayfadan sonra hikâyenin netleşmesiyle kalbimde hissettiğim o ince sızı, aramızdaki nesiller boyu süren zaman farkına ve kendisinin 14 Mart 2025’teki vefatına rağmen, çocukluk ve aile bağlarına dair hissettiğimiz ortak duygularda asılı kaldı. Kitap sayfalarında bulduğum bu güçlü duygudaşlık, bana bu dünyada var olduğumu ve yalnız olmadığımı derinden hissettirirken, tahribatın acısına dayanma çabasını böylesine naif işleyen bir metin hayata çok daha sıkı sarılmama vesile oldu.
Nihayet! Mutluluk.Dag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 202622 okunma
9/10
·182 syf.·
2026 69. kitabı
Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar yaşanır. Çakırcalı Efe ise bunların da ötesinde, dinlenir. Çünkü Yaşar Kemal bu eserde yalnızca bir insanın hikâyesini anlatmaz; Ege dağlarının rüzgârını, köylünün suskun öfkesini, devletin ulaşamadığı coğrafyalarda doğan adalet arayışını dile getirir. Kitabı kapattığınızda aklınızda sadece Çakırcalı Mehmet Efe kalmaz; onun yürüdüğü yollar, saklandığı dağlar ve peşinden gelen türküler de kalır. Bir Eşkıyanın Değil, Bir Çağın Hikâyesi Eseri yalnızca bir "eşkıya romanı" olarak değerlendirmek büyük bir yanılgıdır. Yaşar Kemal'in amacı bir kahramanı yüceltmek ya da mahkûm etmek değildir. O, Çakırcalı'nın şahsında Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Anadolu'nun taşrasında oluşan güç boşluğunu gösterir. Çakırcalı, suçla adalet arasındaki o bulanık çizgide yürüyen bir figürdür. Devlet gözünde suçlu, halk gözünde koruyucudur. İşte kitabın en güçlü tarafı burada ortaya çıkar: Okur, karakteri kesin hükümlerle değerlendiremez. Çünkü Yaşar Kemal, insanı siyah ve beyaz renklerle değil, dağın sisi gibi gri tonlarla anlatır. Yaşar Kemal'in Dili: Toprağın ve Rüzgârın Dili Bu eserde dikkat çeken ilk unsur dildir. Yaşar Kemal'in cümleleri çoğu zaman bir tarihçinin soğuk anlatımından uzak, bir halk ozanının nefesi kadar canlıdır. Yazar, Ege'nin coğrafyasını sadece tasvir etmez; onu olayların gizli kahramanına dönüştürür. Dağlar sığınaktır, vadiler sır saklar, yollar ihanet taşır. Mekân, karakterlerin kaderine dönüşür. Eserdeki betimlemeler bazen bir yağlı boya tabloyu andırır: Sarp kayalıklar yalnızlığı temsil eder. Sonsuz zeytinlikler halkın sessiz direncini çağrıştırır. Dağ yolları özgürlüğün ve kaçışın simgesine dönüşür. Bu nedenle kitap okunurken sadece olaylar değil, atmosfer de zihinde yer eder. Çakırcalı halkın vicdanında doğan mit Yaşar
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
Yazarın ölümünden sonra yayınlanmasını vasiyet ettiği, kendi deyimiyle o yüz sayfalık “otobiyografik makale”... Tabii Yapı Kredi’nin puntosunu hesaba katmamış; kısacık görünse de elimizdeki son derece yoğun, katmanlı bir metin. Ben Solstad’la çok uzun zaman önce Mahcubiyet ve Haysiyet ile tanışmıştım; o özgün, altyapısı yoğun anlatıma hayran olmuştum. Kitaplarındaki o derin psikolojik temaların kaynağını (Özellikle İbsen’in Yaban Ördeği’ni merkezine aldığı) hep merak ederdim. Bu metinle anladım ki aslında pek çok hayatta olduğu gibi temeller yine erken çocuklukta ve ailede atılıyor. Anne figürünün gücü, kardeşler arası dengeyi kurma çabası, babayla ve çevreyle olan ilişkiler... Erkek çocuklar için baba figürü daha belirgin görünür ama yazarın da nihayetinde itiraf (kendi deyimiyle) ettiği gibi annesi hayatının asıl belirleyicisi olmuş. Ve tabii ki aşk... Vefat ettiğinde de 27 yıldır birlikte olduğu üçüncü eşinin yeri çok ayrı anlaşılan. Kitabı ona emanet edişi, “O okusun, bir çekincesi olursa bir dostuma (kitapta adı belirtiliyor) danışır, öyle yayımlar.” deyişindeki o muazzam güvenden hissedebiliyoruz bunu. Aslında yayımlanma tarihi için 2050’leri hedeflemişken, kitaba sonradan eklediği o sonsözle bizi şaşırtmaya devam ederek “Fikrimi değiştirdim, 2025 sonbaharında yayımanacak.” diyor ve yazar aynı yıl Mart ayında aramızdan ayrılıyor. Biz de 2050’leri beklemeden bu samimi hayat hikayesini okuyabiliyoruz. Çok net ve maskesiz bir dürüstlük... Otobiyografik eserleri seven biri olarak ben çok ayrı bir lezzet aldım. İlk sıradaki yerini hiçbir şeye kaptırmayan Mahcubiyet ve Haysiyet’in yanına, Banu Gürsaler Syvertsen’in o artık iyice aşina olduğumuz şahane çevirisiyle ekleniverdi. Keşke sayfalar azıcık daha ferah olsaydı demekten kendimi alamasam da iyi ki iyi ki iyi
Nihayet! Mutluluk.Dag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 202622 okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:32
Dağlarda Koşan Kadın Yūko Tsushima Yirmi yaşında hamile kalıp , babasız bir çocuk dünyaya getiren Takiko Odaka, bizi 1970'lerin Japonya'sında bizi karşılıyor . Toplumun ön yargılarına inat , babasının şiddetine , annesinin baskısına inat bebeğini doğurup büyütmeye kararlıdır. Hamileyken annesinin kürtaj olması konusundaki ısrarına karşın herkese karşı gelip kucağına almıştır yavrusunu . Babasız da bir çocuk büyüyebilir evet bir yanı eksik olacaktır ama bir cana kıymayı asla istemez. Babasından gördüğü eziyetler , hakaretler onu çocuğuna karşı hem anne hem baba olmaya iter. Yaşadığı baba evi onu ne kadar bunaltsa da çocuğunu o evde büyütmeye devam eder. Bir yandan da yarı zamanlı iş arar. ~~~~~~~~ Toplumda yalnız bir anne ve kadın olarak ayakta kalmaya çalışır. Eleştirilere kulağını tıkar. Bulduğu iş fırsatları onun içinde bulunduğu bunalımı biraz olsun yumuşatır . Ve girdiği son işinde Kambayaşi isimli down sendromlu bir çocuk babası olan adamla karşılaşması sonucu dünyası renklenir ama kısa bir süreliğine. Peki neden kitabın ismi Dağlarda Koşan Kadın ? Çektiği bütün sıkıntı ve bunalimlar onu çıkmaza sürüklesede Dağ onun özgürlüğü olur .... ~~~~~~~~ Toplum baskısı , bir kadinin kendi ayakları üstünde durabilmesi, bütün olumsuzluklara karşı çocuğunu koruması , bir kadının çevresine karşı tutumu , baba sevgisinden mahrum yetişmesi ....kitabın satırları bu temalardan oluşuyor. Yazarinda kendi gerçek yaşamından kesitler içermekte. Okurken sizi yormuyir yazar fakat kitap bittiğinde bir boşlukta hissediyor okuyucu kendini . Eeee şimdi ne olacak ? Takiko hangi yoldan hayatına devam edecek diyorsunuz. ... Etkileyici , cesur ve düşündürücü bir eser sunmuş yazar . Duygu nedir bilmemeyi , duygusuzca var
Dağlarda Koşan KadınYūko Tsushima · Jaguar Kitap · 202544 okunma
8/10
·140 syf.·
2026 3. kitabı
Filmini izlemeyen yoktur herhalde onun için çok detaya girmeden birkaç şey yazayım. İlyas adında bir kamyon şoförünün alkollü iken yaptığı bir sadakatsizlik yüzünden hayatlarının nasıl paramparça olduğunu anlatıyor özetle. Okurken ne olacağını bildiğiniz, bazı sahneleri daha önce gördüğünüz halde kitabın bazı yerlerinde gözleriniz nemlenebiliyor. İlyasın oğlu ile karşılaşması mesela. Çok etkiledi beni okurken. Bir de Asel'in(Asya) sonradan birlikte olduğu eşi Baytemur hayat hikayesini anlatıyor bir yerde. Okurken ister istemez empati kuruyorsunuz ve çok çaresiz hissettiren bir durum var. Dağ başında bir evde karısıyla küçük kızlarıyla otururken askere çağırıp savaşa götürüyorlar. Orada onları bir başlarına bırakıp gitmek zorunda olmak ve geldiğinde hiçbirinin artık olmaması... Böyle şeyleri düşünmek bile korkutuyor beni. Belki de bunun herhangi bir anda dünyada herkesin başına gelebilecek olması korkusu yüzünden böyle hissediyorum. Kahrolsun savaşlar, aileleri parçalayan herşey kahrolsun... Birkaç gereksiz bilgi de vereyim. Filme Asya ismi ile geçiyor ilyasın sevdiceği ama burada orijinal halinde Asel. Asel belki asya anlamına geliyordur onun için bunu kullanmış olabilirler dite düşünebilirsiniz ama öyle değil Asel Kur'an-ı Kerim'de Muhammed Suresi 15. Ayette cennete akan bal ırmağını anlatırken geçen bir kelime. Bizde filmin çekildiği yıllarda çok yaygın kullanılmıyor bu isim. Son olarak kitap çok güzel ama Türkan Şoray ve Kadir İnanır gibi insanlar bu duyguyu kitabından daha güzel geçiriyor. Cengiz Aytmatovun kalemine edilecek söz yok çok iyi yazıyor ama filmi kitabı gölgede bırakacak kadar güzel.
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202113,6bin okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2026 41. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 04:06
Albastı Gecesi kitap incelemesi. Bu kitap bana bir kez daha gösterdi ki; bizim mitolojimiz doğru anlatıldığında hiçbir yabancı evrene ihtiyaç duymaz. Türk mitolojisinin karanlık yüzünden çıkan Albastı, kamlar, kut anlayışı, Kök Dağ ve gök yeleli kurt gibi unsurlar; hikâyenin içinde son derece doğal bir şekilde yer buluyor. Bu yüzden okurken yalnızca bir korku-fantastik roman okumuyorsunuz. Aynı zamanda Türklerin kadim inanç dünyasına da kısa bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Okurken yabancı bir fantastik evrende değil, kendi kültürümüzün hafızasında dolaşıyormuş gibi hissettim. Özellikle Albastı’nın yalnızca bir yaratık değil; bereketi kurutan, doğumu tehdit eden ve umuda musallat olan bir karanlık olarak işlenmesi oldukça etkileyiciydi. Türk mitolojisine ilgi duyuyorsanız Albastı Gecesi’ne kesinlikle göz atabilirsiniz. Türk mitolojisini sevenler ve yerli fantastik eserler okumak isteyenler için güzel bir başlangıç olabilir. Bu kitapla birlikte başlayan “Uğursuz Rivayetler” serisinin diğer eserlerini de merak etmeye başladım.
Uğursuz Rivayetler (10 Kitap Takım)Kolektif · Ötüken Neşriyat · 20264 okunma