Ricardo hani Vatansız Ricardo, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Puan vermedi

Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.

İnsanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde
bırakmasaydım. Kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine
düşmeseydim. Bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. Ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla.

Ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. Gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. Hiç olmazsa arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi de geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. Kendime, söyleyecek söz bırakmadım. Kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. Aslında bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiçbir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. Sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. Yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu
kararlar. Şimdi her satırı, “bu satırı da neden yazdım?” diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum. Aziz varlığımı son dakikasına kadar aynı görüşle ayakta tutmak gibi bir görevim olduğunu hissediyorum. Çünkü başka türlü bir davranışım, benimle küçük de olsa bir ilişki kurmuş, benimle az da olsa ilgilenmiş insanlarca yadırganacaktır. Oysa, sevgili Bilge, aziz varlığımı artık ara sıra kaybettiğim oluyor. Fakat yaralı aklım, henüz gidecek bir ülke bulamadığı için bana dönüyor şimdilik. Biliyorum ki, bu akıl beni bütünüyle terk edinceye kadar gidip gelen aziz varlık masalına kimse inanmayacaktır.

Bazı insanlar bazı şeyleri hayatlarıyla değil, ölümleriyle ortaya koymak
durumundadır. Bu bir çeşit alın yazısıdır. Bu alın yazısı da başkaları
tarafından okunamazsa hem ölünür ve hem de dünya bu ölümün anlamını bilmez; bu da bir alın yazısıdır ve en acıklı olanıdır. Bir alın yazısı da ölümün anlamını bilerek, ona bu anlamı vermesini beceremeden ölmektir ki, bazı müelliflere göre bu durum daha acıklıdır. Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum.

Bu nedenle, sevgili Bilge, mutlak bir yalnızlığa mahkum edildim. (İnsanların kendilerini korumak için sonsuz düzenleri var. Durup dururken insanlara saldırdım ve onların korunma içgüdülerini geliştirdim.) Hiç kimseyi görmüyorum. Albay da artık benden çekiniyor. Ona bağırıyorum. (Bütün bunları yazarken hissediyorum ki, bu satırları okuyunca bana biraz acıyacaksın. Fakat bunlar yazı, sevgili Bilge; kötülüğüm, kelimelerin arasında kayboluyor.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz AtayTehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
Feuille Morte, bir alıntı ekledi.
17 saat önce

Son mektup
Ölürsem, şaşırma
Ölebilirim

Ölürsem, ağlama
Yine gelirim

Ölürsem, seslenme
Uyuyacağım

Ölürsem, üzülme
Yaşayacağım

Ölürsem, bekleme
Geri dönemem

Ölürsem, ölme
Sensiz edemem.

Acılar Denizi, Ümit Yaşar Oğuzcan (Sayfa 230 - Özgür Özgür)Acılar Denizi, Ümit Yaşar Oğuzcan (Sayfa 230 - Özgür Özgür)
Muammer, bir alıntı ekledi.
19 May 23:58 · Kitabı okuyor

Sonunda posta kutusuna bir mektup geldi. Soruyor: "Korkmak çaresizlikten mi?," "Çaresizlik yalnızlıktan mı?". "Başlangıç mı güzel, son mu?"

Posta Kutusundaki Mızıka, A. Ali Ural (Sayfa 92)Posta Kutusundaki Mızıka, A. Ali Ural (Sayfa 92)
Gülcan Beydilli (Küçük Şair), bir alıntı ekledi.
19 May 01:30 · Kitabı okudu

Yirmi üçüncü mektup
Seni kıskanıyorum. İçimde gururdan eser yok artık. Kıskançlığımın başladığı yerde
yüreğim tertemiz oldu, aydınlandı, pırl pırıl şimdi.
Gururum, zaman zaman benliğimi saran kendimi beğenmişliğim, güvenim ve
inançlarım; hep seninle yaptığım savaşta yenildiler. Bir kıskançlık hissi kaldı içimde
dipdiri ve her zamankinden daha güçlü. Kazandığın savaş onu da yenebildiğin anda
bir zafer olacak, ancak o zaman < kazandım > diyeceksin.
Fakat ben o duygunun, bende fethedemediği o son kalenin asla düşmeyeceğine
inanıyorum. Bütün çabaların boşa gidecek, seni sevdikçe kıskanacağım.
Bir gün beni sevmemen bile bu savaşa tesir etmeyecek. O zaman asıl büyük yenilgiye
doğru sen gideceksin. Sevgimi karşılıksız bırakman bana attığın son kurşun olacak.
Açacağın büyük yaraya rağmen yıkılmayacağım, ölmeyeceğim anlıyor musun?
Yine seni sevmeye, yine seni kıskanmaya devam edeceğim.
Beni tanımadan önce yaşadığın yıllar var ya; onları da kıskanıyorum. Düşün bensiz yaşayacağın bir dakikaya bile tahammülüm yok artık.
Bir gün güzel bileğindeki
küçük saati parçalayabilirim, bensiz bir zamanı sana bildirdiği için. Mümkün olsa
bütün o dakikaları, o günleri sana yeniden yaşatmak isterdim.
Sana kıskanılmış zamanlar, mesafeler ötesinden seslenmek ne acı bilemezsin.
Seni gören, güzelliğini arzulu bakışlarla seyreden insanların da bu dünyada
yaşadığını düşünmek ne korkunç bir şey anlayamazsın. Hele seni başkaların
da sevdiğini ve seveceğini bilmek ne türlü bir ölümdür düşünemezsin.
Kıskançlığım bir hayvanın dişisini kıskanması değil. Mayamızda olan arzunun
ötesinde bir şey bu. Ebediyyen sahip olmak hissinin çok üzerinde bir ölümsüzlük
çabası, bir sonsuzluk duygusu...
Seni kıskanıyorum. Verdiğin huzursuzluğa rağmen bir kadını kıskanmanın
büyük huzuru içindeyim. Oysa ben seni tanıyıncaya kadar kıskançlığı daima
ilkel bir duygu olarak düşünür, reddederdim. Bu kadar değer bir insanı
tanımamış olamanın verdiği eziklikten gelirdi.
Şimdi o ezikliğin yerine bir kabına sığamamak var içimde, taşmak var.
Sevginle tamamlandımsa verdiğin kıskançlıkla bütünlendim.
Hep böyle kıskançlığımı besleyecek kadar güzel kal...

İki Kişiye Bir Dunya Sahibini Arıyan Mektuplar, Ümit Yaşar Oğuzcan (Sayfa 191)İki Kişiye Bir Dunya Sahibini Arıyan Mektuplar, Ümit Yaşar Oğuzcan (Sayfa 191)
Pelin Akhun, bir alıntı ekledi.
19 May 00:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Benimse tek düşünebildiğim, gülümsediğinde dudaklarının kenarının nasıl kıvrıldığıydı.

Sevgilimden Son Mektup, Jojo Moyes (Sayfa 393)Sevgilimden Son Mektup, Jojo Moyes (Sayfa 393)

Selim Temiz - Mes'ut Bir Tesadüfe Altıncı ve Son Mektup
https://youtu.be/B540bvIbex4

ve nihayet ikimiz
kaçtığımız aşkların toplamıyız

sokakta yaralı bir it koşturuyor
iki buluşmadır koluma girmiyorsun.
ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi.
benimle çıkmıyorsun bu yolculuğa.
ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim.

bu resimden çıkıp gidiyorum.
seni isteyen yanım ölümsüz yanımdır.
bulutsuz da yağan nedir?
şimdi öğreniyorum ki, gözyaşı!
bu resimden çıkıp gidiyorum.
seni isteyen yanım aşk yanımdır.

babam romantik bir aşiret savaşçısıydı.
çapraz fişeklik duyardım yüzümde ona sarıldığım zaman.
sonrası jandarmalardı. ağıt kadınlardı. mezarlardı.
o gün bugündür sayrıyım.
çünkü insan öldüğü yaşta kalır.

babam elin eskilerini giyerdi.
ben bu yüzden ezik olurum bayram sabahlarında. yani bir sömürgede doğan kırılgan olur. çünkü insan öldüğü yaşta..

sokaktan askeri konvoylar geçiyor
iki buluşmadır koluma girmiyorsun.
ve birkaç milyon yıldır tutmadım ellerini.
ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim.

yaşadığım yitirdiklerim oluyor hep.
oysa tuttuğum elleri bırakmıyorum.
sonra korkuyorlar hasletimden.
ne denli sevgiye değer olduğumu söylüyorlar. gidiyorlar sonra.
ve biçimlendiremediklerimiz biçim oluyor bize.
ve sen haftanın deniz ertesi günleri geliyorsun.
bir çizgi diyorsun. bir çizgideyim. sağım nere solum nere bilmiyorum..
seni şiir duraklarına bırakıyorum o zaman.
güleç kalıyorsun.
dudakların kırışıyor kenarlarından.
ellerin, minnacık ellerin morarıyor. küçük küçük adımlarla gidiyorsun -sanki- içimden.
bir şiir durağından biniyorsun. zaten yorgunsun.
ben sancıyla kıvranıyorum geceleri sayrı bir yatakta. terli terli seni içiyorum.
çünkü yüzüme bakınca seni görüyorum.
çünkü yorgunsun.
parçalı bulutlu şiirler okuyorum sana.
şiir gibi bir çiselti başlıyor sonra. kanayan bir yara; yalnızlık.
çıkıp kanıyorum.
çıkıp sokakta..


sokaktaki bütün kedileri eziyorlar
iki buluşmadır koluma girmiyorsun.
ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi.
ve ben sırf bu yüzden ezilebilirim.


biz emeklerken sevmeyi öğrenmede, kolumuzdakiler
düşüyor.
ki ölenler zafere en çok yakışanlardır!
ki ölenler zafere en çok yaklaşanlardır!
oturup tuhaf ağıtlar yakıyoruz onlara.
ve söz veriyoruz yarını kurtaracağımıza.
ama yarına ertelemekle bugünü yitiriyoruz zaten.
ve zaten yenik sayılırız yaşamakla!


en gizli yerimize çağırıyoruz acıyı.
ve hep yenik düşüyoruz, çağırmakla!

sulara benziyorsun bu yüzden.
sular ki dinginliğe gelir ancak.
ısınırsa uçar, soğursa kaskatı kesilir teninden.
sulara benziyorsun kapılmaya gelmez.
sulara.. bildik sulara..


sokaktan telsiz sesleri geliyor
iki buluşmadır koluma girmiyorsun
ve birkaç milyon yıldır tutmadım ellerini
ve ben sırf bu yüzden kaybedilebilirim.


ihmal edilmeyen telefonlar bekliyorsun, dakik ve
ilgi dolu.
anne oluyorsun bütün âşıklarına.
ve çocukların oluyorlar bilmeden.
ve bu resimde kalmayı bu kadar çok isterken, çekip.. çıkıp gitmeli diyorum.

insanlar çoğalıyor etrafımda.
sen yoksun. ıssızlığımdan anlıyorum.
çook uzakta oluyorum onlar konuşurken.
derken gece başlıyor.
çayları ödüyorlar ve bir parçamı alıyorlar karşılığında.


ve sen haftanın deniz ertesi günleri geliyorsun.
her aşk, yaşayamadıklarımızın özetidir diyorum. gülüyorsun.

seni daha önce öpmüş olmalıyım.
yoksa nasıl bulurum yüzünde gülen ağzının yerini.

sokakta ölümsüz yanından yaralıyorlar birini.
ki buluşmadır koluma girmiyorsun.
ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi...

Ozgur Dinc, bir alıntı ekledi.
18 May 11:06

…neredeyse her şeyi paylaşabilirdik çünkü neredeyse hiçbir şeyimiz yoktu.

Son Mektup, André GorzSon Mektup, André Gorz
Ozgur Dinc, bir alıntı ekledi.
18 May 11:04

Yakında seksen iki yaşında olacaksın. Boyun altı santim kısaldı, olsa olsa kırk beş kilosun ve hâlâ güzel, çekici, arzu uyandırıcısın. Elli sekiz yıldır birlikte yaşıyoruz ve ben seni her zamankinden çok seviyorum.

Son Mektup, André GorzSon Mektup, André Gorz
Mervenur, bir alıntı ekledi.
15 May 23:12 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sana bu son mektubu,
Artık senden mektup beklemediğimi söylemek için yazıyorum Pollyanna
Son şiirini yazmaya cesaret edememiş bir şair olarak.

Ah'lar Ağacı, Didem Madak (Sayfa 52)Ah'lar Ağacı, Didem Madak (Sayfa 52)
Ömer fuat, bir alıntı ekledi.
15 May 15:06

Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de..

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz AtayTehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay