Şimdinin karmaşıklığının hakkından gelemediğimiz için, çoğu zaman üstünden atlayıp, geleceğin basitleştirilmiş bir hayalini yaşıyoruz. Burnumuzun dibindeki sorunları çözemediğimiz için, dünyanın sorunlarını konuşup duruyoruz.
Çünkü güzellik, bir tek kendine ait bir alanı olduğunda tomurcuklanır. Olaylar, nesneler ve insanlar yalnızca kendi alanlarındayken benzersiz ve anlamlı, yani güzel olabilirler.
Işık demetleriyle bölünmüş gündüzün ardından çöken uçsuz bucaksız karanlık mıdır bizi birbirimize bağlayan? Yoksa uzayın ve karanlığın sonsuzluğunda ezilip ürperdiğimizden midir küçük insani kıvılcımlar arayışımız?