Hepimiz çoğu zaman verdiğimiz kararları sorgularız. Başka türlü seçim yapsaydım ne olurdu nerde olurdum neler yaşardım düşünceleri zihnimizi işgal eder. Şimdiye kadar çok düşündüm başka bir hayat yaşayabilirdim her şey çok farklı olabilirdi diye....Bu kitabı bitirdikten sonra anladım ki boşu boşuna kendimi yıpratmışım o düşüncelerle. (Kitabın ana karakteri Nora intihar teşebbüsünün ardından zihninde gece yarısı kütüphanesine gider ve orda farklı kararlarının doğurduğu farklı sonuçları olan başka hayatlar deneyimler.) Kitap öyle ilerliyor ki umutsuzlukla boğuşurken yavaş yavaş içinizde umut yeşeriyor. Biz tanrının bizim için seçtiği en iyi yaşamdayız. Her şeyi olduğu gibi kabullenip güneşle birlikte yağmuru da sevmeliyiz. Acı, hüzün, sevinç, sevgi, nefret hepsi bizi biz yapan hayatı oluşturan duygular ve hepsini kabul etmeliyiz. Unutmayın hayat olması gerektiği gibi değil olduğu gibidir...