Ama Frankl’ın kendisi şöyle yazıyor, “İster büyük olsun ister küçük olsun, acı insanın ruhunu ve bilincini tamamen doldurur. Bu nedenle insanın acısının ‘büyüklüğü’ tamamen görecelidir.”
“..kaç yıl ya da kaç asır yaşadığınız fark etmiyordu çünkü daima kendi kişiliğinizin parametreleri dahilinde yaşıyordunuz. Zaman ve mekân bunu değiştiremezdi. Kendinizden asla kaçamazdınız.”
“Ama, kendimce mutlu anlarım da oldu ve eğer bir kez daha yaşayabilseydim, böyle anları daha sık yaşamaya çalışırdım. Aslında, hiçbir şeye sahip olmaya çalışmazdım, yalnızca güzel anlara sahip olmaya çalışırdım.”
“İnsan, olağanüstü şeyler başaran, gerçekten görkemli bir varlıktır. Olağanüstü yaratıcı bir beyni vardır. Sözgelimi, zaman kavramını yaratmıştır. Ama sonradan zamanın tutsağı olmuştur.”