Beklenen An Geldi
Puan vermedi·656 syf.··
2026 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 09:57
Sekiz yıllık suskunluğunu Sırların Sırrı kitabı ile bozan Dan Brown, her zamanki gibi edebiyat tarihine geçecek bir esere imza atmış. Kitaplarındaki konular ile okurun sorgulama yetisini güçlendiren Brown bu kez "bilinç" üzerinden yeni bir sorgulama başlatıyor. Bilincin fiziksel mi yoksa beden dışı mı var olduğunu sorgulayan ve bunu da bilimsel açıklamalar ile ele alan Brown ölümden sonra ne olacağına dair de fikir sunmuş oluyor. Anlatımlarında tarihsel dokulara, sosyolojiye, arkeolojiye ve bilime ağırlık veren yazarımız sekiz yıllık suskunluğunu da temposundan bir adım geri kalmamış. Aksine uzun yılların suskunluğunu anlatımlarına güç vermiş diyebilirim. Kitabın polisiye anlarını anlatmaya bile gerek görmüyorum. Artık Brown ile özdeşleşen bir kurguyu net bir şekilde görüyoruz. Uzun yıllar üzerinde durulabilecek, anlatılanların gerçek olup olmadığı sorgulanacak, acaba bir zaman sonra insanlık bunları yaşayacak mı düşüncesine sokacak bir eser. Bir solukta okunup son sayfasından sonra akıllarda bir çok soru bırakan bir Dan Brown klasiği.
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20254,050 okunma
Gerçekler farklı olabilir
Puan vermedi·76 syf.··
2026 32. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 10:36
Sevgili kitap dostlarım, Bugün sizlerle, Penceredeki Yüzler adlı eseri üzerine birkaç kelam etmek istiyorum. Bazı kitaplar okunur ve rafa kaldırılır; bazıları ise insanın içine yerleşir, uzun süre sessizce konuşmaya devam eder. Bu eser, benim için ikinci gruba dâhil olan kitaplardan biri oldu. Cuma Bozkurt, bu romanında yalnızca karakterlerin hikâyesini anlatmıyor; aynı zamanda her insanın içinde taşıdığı görünmeyen yaraları, özlemleri, pişmanlıkları ve umutları da satır aralarına ustalıkla işliyor. Kitabın adı olan “Penceredeki Yüzler”, aslında hayatın penceresinden birbirine bakan ama çoğu zaman birbirini gerçekten göremeyen insanları simgeliyor. Her pencerenin ardında farklı bir hayat, farklı bir acı ve farklı bir bekleyiş olduğunu hatırlatıyor. Romanın konusu, hayatın farklı dönemlerinden geçen insanların yollarının kesişmesini ve bu karşılaşmaların onların iç dünyalarında meydana getirdiği değişimleri merkezine alıyor. Günlük hayatın sıradan gibi görünen olayları üzerinden insan ruhunun derinliklerine inen yazar, okuyucuya “Ben olsaydım ne yapardım?” sorusunu sık sık sorduruyor. Hikâyenin en güçlü yönlerinden biri de karakterlerin yapaylıktan uzak, gerçek hayattan alınmış gibi canlı ve samimi olmasıdır. Beni en çok etkileyen taraf ise, insanların çoğu zaman dışarıdan görünen yüzleriyle değil, görünmeyen yükleriyle yaşadığını hissettiren bölümler oldu. Yazar, kimseyi yargılamadan; her insanın bir hikâyesi, her sessizliğin bir sebebi olduğunu zarif bir dille anlatıyor. Bu yaklaşım, okurun empati duygusunu güçlendirirken, insan ilişkilerine daha derin bir pencereden bakmasını sağlıyor. Kanaatimce yazarın okuyucuya vermek istediği asıl mesaj şudur: İnsanı anlamadan onu değerlendirmek büyük bir eksikliktir. Hayat, yalnızca görünenlerden ibaret değildir; her yüzün
Penceredeki YüzlerCuma Bozkurt · Play Kitaplar · 202531 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·416 syf.··
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 07:47
Benim Hazinem kitabının yorumuyla geldim. Aslında ortalama buldum ama evreni ve yan karakterlerini sevdim. Yazarın serinin diğer kitaplarıyla birlikte kaleminin çok çok daha geliştiğiyle ilgili yorumlar okuduğum için seriyi devam edeceğim. Konusu,Rus pakhanının kızı Sofiya ile New York donu Matteo’nun ailelerin birbirlerine destek olmaları amaçlı anlaşmalı evliliklerini okuyor.Sofiya,genetik bağ dokusu hastalığına sahip olduğu için yürümekte zorlanıyor. Yürüteç ile ya da tekerlekli sandalye kullanıyor.Matteo da amcası , annesi ve babasına katlederek ailenin başına geçiyor.İki yılın ardından tekrar don olarak başa geçen Matteo ihanetten kaynaklı kimseye güvenmeyen bir lider.Biri engelli olduğu için tutsak bir hayat yaşamış bir kadın, diğeri hasarlı bir erkek. Aynı evde yaşayarak birbirlerine aşık olma süreçlerini okuyoruz. Kitabın ilk 200 sayfasını aslında daha çok sevmiştim. Ama çiftimiz birlikte olmaya başladıktan sonra böyle bir cringe gelmeye başladı her sahneleri. İlk zamanlar aslında çok hoştu.Matteo homurdanıp durdu zaten ama Sofiya çok tatlıydı.Koruması Angelo,Matteo’nun sağ kolu Romeo,kardeşi Sienna ‘nın Sofiya ile ilişkileri çok güzeldi.Ama sonra kitabın son kısımlarına kadar böyle sürekli birlikte olup durdurlar.Yani bir de engelli bir kızımız var,BDSM muhabbetini sokmaya gerek yoktu zaten.Kızın kemikleri yerinden çıkıp duruyordu ,ne alaka iple bağlamalar falan.Her ne hikmetse o anlarda hiçbir şey olmadı kıza.Sonlara doğru aksiyonu çoktu.Ama her olayın için Sofiya o halde usta atışlarıyla kocaman mafya adamlarını devirmesi de ütopikti bence.Belki can havliyle olan bir savunmada yapabilir bu atışları ama bildiğin Sofiya işlerini bitirdi hep. Serinin diğer kitaplarındaki karakterlerin çoğunu gördük ,o yüzden onları da çok merak ediyorum.Bu kitap çok çok
Benim HazinemEmilia Rossi · Pukka Yayınları · 2026105 okunma
Ufolar ve Uzaylılar !
Puan vermedi
Esasında iki farklı kimse tarafından yazılan Bu kitabın iki yazarı olsa da Ben Kuzey Bey üzerinden bu incelemeyi Yapıyor olacağım. Zira öteki Beyefendiyi Daha önce hiç izleyip dinleme fırsatım olmadı. Zaten bir şey izleme işinde de Çok iyi sayılmam. Bir şey izlemeye vakit ayırmak Benim açımdan her daim sorun olmuştur. Her neyse, konuya dan diye girip Artık incelemeye başlayacak olursak, Kitapta yer almakta olan Pek çok bilginin, zaten forum sayfalarında Ya da hem Kuzey Bey hem de başka YouTuber Mesleğini ifa etmekte olan kimselerin YouTube videolarında yer alması hasebiyle, Kitabın bu noktada zayıf kaldığını Ve aman Allah'ım dedirtecek Yeni bir bilgi içermediğini söyleyebilirim. Bu sebepten de bu kitabı satın alırken Ben farklı bir şey bulurum diye Heves etmeyin. Zira bu hevesiniz %70 kursağınızda kalacaktır. Kitap akıcı ya da kendini okutuyor mu diye Merak ediyorsanız ise,
Düşünce
Çağlar Boyu Gizlenen Ufo GerçeğiKuzey Atacan · Az Kitap Yayınları · 202112 okunma
Ben ne okudum ya?
4/10
·344 syf.··
2026 99. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 09:46
Selamlar. Freida McFadden beni ilk defa hayal kırıklığına uğrattı. Neredeyse çevrilmiş bütün kitaplarını okudum ama... ilk defedır 7 puandan aşağı bir puan veriyorum. Çünkü bu kitabı okurken çok kez ne okuduğumu sorguladım. Hafif SPOİLER var! -------------------- Öncelikle olaylara -etik olmayan olaylara- gelmeden önce söyleyeyim ki olaylardan asılı olmayarak ben bu kitabı sevemedim. Çünkü kitap hiç Freida'nın önceki kitapları gibi heyecanla ilerlemiyordu. Kitabı hep bomboş ifade ile okudum ki, bu Freida'nın kitabından beklenilicek bir şey değildi benim için. Evet ters köşeler vardı ama beni nedense o kadarda şaşırtmadı. Olayları anlatım dili falan zaten kötüydü üstüne birde öğretmen öğrenci olayı girince ben kitapdan tamamen soğudum. Tek temennim Freida'nın diğer kitaplarında böyle bir şey olmaması. Umarım ki olmaz çünki diğer kitaplarını da merak ediyorum ve okumak istiyorum. Ama en kötüsü de kitapta 1 tane öğretmen - öğrenci ilişkisi olduğunu sanırken sonda aslında 2 tane olduğunu öğrenmek. Her halde kitap da yediğim en büyük ters köşe bu oldu ya. Kitabı bitirdikden sonra bir süre de duvarı izledim. Ama sevdiğim için değil 300 sayfa ne okuduğumu sorguladığım için... Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim (ne kadar keyifli olduğu tartışılır ama...)
1000Kitap
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,963 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 09:15
QEYD: Kitabı oxumayanlar üçün əsərin sonu haqqında məlumatlar ehtiva edə bilər. Həyatda iz qoyan bir müəllim, ailə, dostlar, ilk məhəbbətə bənzər bir şey, oyunlar... Bunların çoxu, demək olar ki, hər kəsə öz uşaqlığını xatırlatmaqdadır. Uşaqlıq... "Bir daha geri qayıtmayan xoşbəxt uşaqlıq çağları! Uşaqlıq xatirələrini necə sevməyəsən? Bu xatirələr mənim ruhuma təravət gətirir, onu yüksəldir və bunlar mənim üçün ən gözəl nəşələr çeşməsidir". Yazıçı bizim qəlbimizdən, ruhumuzdan xəbər verən bu cümlələri böyük məharətlə seçmişdir. Əsər yazıçının bioqrafik məlumatlarını əks etdirsə də, oxuduqca və öz həyatımızdan anlar tapdıqca, ya gözlər dolur, ya da üzdə təbəssüm yaranır. "Mənə elə gəlir ki, üzün gözəlliyi deyilən şey təkcə bu təbəssümdə cəmləşmişdir". Tolstoy bunu anasının üzündəki təbəssümü gördükdən sonra düşünür. Onun gözəl üzünün təbəssümlə daha da gözəlləşdiyini qeyd edir. Axı anası onun üçün çox dəyərlidir, axı uşaqlıq illərinin ən gözəl səhifələrini anası bəzəyir. Anası üçün dualar edir, Allahdan onu qorumasını istəyir. Ancaq uşaqlığı elə onun anasının üzündə təbəssümün yox olması, solğun üzü və çuxura düşmüş gözləri ilə - onun ölümü ilə bitir. "Doğrudanmı həyat mənim qəlbimdə belə ağır izlər buraxmışdır ki, bu göz yaşları və sevinclər əbədilik olaraq məni tərk etmişdir? Doğrudanmı yalnız xatirələr qalmışdır?"
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma