Sağır oldum, insanların söylediklerini duyamıyorum.
Audica'da kulaklarıma işitme cihazı taktılar.
Hâlâ duyamıyorum.
Normal aslında bu durum, çünkü bana bir şey söyleyen yok.
Uzun zamandır tek oturuşta kitap bitirmemiştim. Çok iyi geldi. Zaten anlatı türünde olduğu için hem kısa hem de akıl yoracak bir olay örgüsü yok. Her bir sayfada yalnızlığın başka bir tarafına o kadar güzel değinmiş ki bu durumdan ne kadar acı çektiğini çok iyi anlayabildim. Yalnızlık fikrini ve o çaresizliğini çok iyi geçirdi bana. Ama bunu günlük yaşaminin bir parcasi halinde anlatıyor o yüzden samimi de. Keşke Fransızca bilseydim ve kitabı ana dilinde okuyabilseydim diyorum. Ne kadar alttaki açıklamalar net olsa da kelime oyunları her zaman orijinal dilde daha komik.