Sonsöz"dən...
10/10
·296 syf.··
2024 28. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2024 13:50
Biliniz ki, toprak temizlenmeden insan temizlenemez. Toprak demek yaşam demektir. Bozuk topraktan sağlam ürün çıkmaz. Ürün sağlam değilse insan da sağlam değildir. İnsanın tabiî yapısına geri döndürülmesi için siz de bir şey yapabilirsiniz.... GDO, insanlık için tarifsiz bir musibettir. Çünkü GDO demek: Sayısız hastalık demek, Kölelik demek, İnsanlığın ortak mülkü tohumları birkaç küresel gücün insafına terk etmek demek, Bağımsızlığından vazgeçmek demek, Kısırlaştırılmayı kabul etmek demek, Bitkilerin ve hayvanların bedduasını almak demek, Dünyayı yaşanamaz bir yer haline getirmek demek, Her mideyi misket bombası ile doldurmak demek, Beden ve ruh sağlığından vazgeçmek demek, İnsan ve hayvanlarda yamyamlaşma belirtileri demek, Kötülük ve bela demek, Zulüm ve haksızlık demek, Bağımlılık demek, Dedelerimizden aldığımız emanete ihanet demek, Ona rıza göstermek şeytana rıza göstermek demek... Karşı durmazsak bu belâlar gelir hepimizi bulur. Kurunun yanında yaşı da yakar. Okuyun! "Bu şeytani gıdaları yemektense şerefli bir şekilde ölmeyi tercih ederim" diyorsanız okuyun. Çünkü bu kitap sizi vicdanınzla baş başa bırakıyor. Global Devlerin Oyunu'nu nasıl bozacağınızı, sofranıza habersiz oturan Deccali güçlerle nasıl savaşacağınızı, nasıl insan kalacağınızı anlatıyor....
Deccal TabaktaKemal Özer · Hayy Kitap · 2020256 okunma
SONSÖZ"dən
Puan vermedi·400 syf.··
2024 26. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 12:29
Bu kitap baştan sona insanı umutsuzluğa sevk eden iç karartıcı zulüm olaylarını, eski Çin uygarlığından alıp 20. yüzyılın başına dek getiriyor. Burada amacımız okuyucuyu tarihsel gerçeklere dayanarak uyarmak ve yaşadığımız günlere daha bilinçli ve kararlı olarak umutla yaklaşmaktır. Çünkü dünyamızda hemen her yerde zulüm tüm hızıyla devam etmektedir.Zaten bu kitabın yazılmasındaki ilham kaynağı da günümüzdeki zalimler ve zulmü yönetenler olmuştur. İnsanların kendilerini bilmeleri zorunludur. Çünkü erdemli olmak bir bilgi işidir. Hiçbir insan bilerek kötülük yapmaz. Kişiler bilmedikleri için kötüdürler. Bilseler kötü olamazlar. Akıl bir bilgiyi edinmemişse, zorunlu olarak iyiye yönelemez ve yine zorunlu olarak bedensel yapının (iştahların) isteklerine boyun eğer. Zalimler gerçekten çoğu kez yarı cahil, bilgisiz ve en fazlasıyla vasat zekâlıdırlar. Aslında içlerinde belirli bir korku da taşırlar. Kitap bunun örnekleriyle doludur. Ellerine önemli bir güç geçtiğinde, yapabilecekleri kötülük yakın bireylerden yaşadığı toplumlara dek genişler. Peki toplumdaki birçok kişi, birçok düşünür bu gerçekleri bildikleri halde acaba neden zalimlere engel olamıyorlar? "Bir ülkede namuslular, namussuzlar kadar cesur olmaldır" sözünü herkes bilir... Bu kitabın perspektifi açısından insanlığımız nereye gidiyor? Bizler artık bu zulümleri ve kıyıcı diktatörlükleri kabullenecek miyiz? İnsanlığın barışı adına yapılanları görmezden mi geleceğiz? Barış içinde güleryüzlü bir dünyayı çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakmalıyız. Tıpkı Amerikan yerlilerinin atasözündeki gibi, "yeryüzü bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık" anlayışı içinde yolumuza devam etmeliyiz...
Zulmün TarihiCumhur Ertekin · Sia · 202155 okunma