Bir erkek ne kadar sevilip sayılan ve hayranlık duyulan biri olursa olsun neticede kendiyle yaşardı. Ve eğer kendisiyle barışık değilse, yapması gerekip de yapmadığı bir şeyin pişmanlığıyla kendini yiyip bitiriyorsa, o zaman ister istemez " bu günahkar dünyanın tepesinde dolaşıp duran sürgün bir ruh, mutsuz bir şeytana" dönüşürdü işte.
Bütün bunlar kendi gücüne inancı olmadığı için Tanrı kavramına sığınıp ona inanmayı seçen, dünyanın doğal işleyişini kavramaktan yoksun cahil insanları kandırmak için uydurulmuş masallardı.