"Söz konusu sevdikleri olunca insanın geçmeyeceği bir çizgi olduğuna inanmıyordum. Kalp sızısıyla boğuşurken ahlaki değerler bir kenara atılabiliyordu. Benliğimizdeki bazı çatlakların onarılması asla mümkün değildi."
"Bu bir kabus. Bana, bunun kötü bir rüyadan ibaret olduğunu söyle, Cresswel."
"Sen korkunun ta kendisiyle yüzleşerek onu alt ettin. Bununda altından kalkacaksın, Wadsworth. Bunun altından beraber kalkacağız. İşte bu, bir rüya yada kabusun çök ötesinde, elle tutulur bir gerçek..."
"Laboratuvarda kadavra incilemek bambaşka bir şeydi. Her şeyden önce sterildi. Ayrıca duygu barındırmıyordu. Cesedi suç mahallinde görmek ise, insancıl yönünüzü alt üst ediyordu. Olayın gerçekliğini kavrıyordunuz."
"...Tutku ve kızgınlık ateştendi ve bu ateş olanca kudretiyle çatırdayarak yanıyor, âdeta canlı bir varlık gibi nefes alıp veriyordu. Kader ise insanı yutan bir bataklıktı. Çırpındıkça sizi daha da derine çekiyordu. Diri diri gömülmektense alev almayı tercih ederim."