ÜZÜMÜNÜ YE, GAZABINI SORMA
8/10
·540 syf.··
2026 8. kitabı
Romanda, sistemin Joad ailesi temsilinde birçok emekçi aileyi nasıl yok ettiğine tanık oluyoruz. Farklı duygular hissettiren, farklı dünyalar gösteren bir eser. Romanın kalın olması biraz dezavantaj yaratıyor. Ara ara sıkılma hissi verebiliyor. Geniş zamanınız varsa okunacaklar listenize alabilirsiniz.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202145,6bin okunma
zaten o şarkıyı ben sana yazmadım
Puan vermedi·116 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
Bu kitapta bir aşk okumayacaksınız, o aşkı yaşayacaksınız. İki aile dostunun çocukları daha çocukluk yıllarında aşık olurlar. Biz hep Umut'un aşkına tanıklık ediyoruz. Ama Elif'i de romanın sonunda çok iyi anlıyoruz. Bir erkek ne kadar güzel, ne kadar çok, ne kadar temiz sevebilirse Umut öyle seviyor Elif'i. Bu sevgi onu paramparça edince de " Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boş yere mağaramdan çıkarma beni." diyor kırgın ve yorgun kalbi. Peki bir erkek kaç yıl hiç görmeden, haber almadan, sesini duymadan sevebilir? Bir erkek kaç kere terk edilebilir? Kaç erkek ömrünü sevdiği kız için heba edebilir? Klasik kavuşmanın ya da kavuşamamanın ötesine geçmesini, arkadaşının kitabına akışını, Tahir Bey'in babalığını hissettirmesini, Elif'in bağlanamayışını, şarkıların/ şiirlerin kurguya yedirilmesini, hele 14 yaşında... ve daha o kadar çok şeyi sevdim ki bu kitapta. İyi ki okudum dediğim ve sizlerin de aynı cümleyi kuracağınıza emin olduğum bu kitaba sakın geç kalmayın. Oysa, herkes anlatmak için birini arar. Sevip de susmak tecritlerin en ağırıydı. İnsan ne garip canlı, yenile yenile öğreniyor ruhunu taş duvarlarla örmeyi. Zaten Her şey hayal kurmakla başlamaz mıydı? Taş kalpli de olmuyor, sonradan olunuyor. Fırtınanın yaklaştığını sadece anlarsınız, onu durdurmaya hiç kimsenin gücü yetmez. İnsanlar gürültülü eylemlere tepkisiz kalabilirler de sessizliğin sesine dayanamazlar. Hayatında bir sorunla karşılaşmamış birisi gün gelir bir tek sorunla karşılaşırsa hayata tepetaklak olur. Ben merak etmiyorum artık. Bir kere yapan yine yapar...Bir kere giden yine gider. İnsan bu kadar acıya dayanmak zorunda değildir. Ne kadar acıya dayanmalıdır: Dayanabildiği kadar. Ya dayanamıyorsa? Kaybedeceğimiz şeyin büyüklüğü bizim hayattaki sorma
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202663 okunma
Reklam
Puan vermedi
Sabretmeyeceksen a tabip derdimi sorma Anlatmaya bir başlasam ilk faslı kitaptır (s. 148) Şiir, şair ister; şair de şuur… Peki ya şuur ne ister, yahut onun bedeli nedir? Doğrusu bunun cevabını bilmiyorum. Belki de bu sorunun kesin bir cevabı yoktur. Çünkü insanın iç dünyasını büyüten her şey biraz da eksiltir onu ; her fark ediş biraz daha ağırlaştırır omuzlarını. Ama biz en iyisi konumuza dönelim ve kelimelerin bizi götürdüğü yere gidelim. Zirâ Ömer Demirbağ’ın Divan adlı şiir kitabı, zamanın içinden süzülüp gelen zarif bir ses gibi duruyor karşımızda. Bu eseri okurken insan kendini eskiyle yeniyi birleştiren bir köprünün tam ortasında buluyor,yani en azından kendimi öyle buldum. Ne tamamen geçmişte kalmış ne de bugünün yüzeyselliğinde kaybolmuş bir eser… Tam aksine , geçmişin inceliğini bugünün duygusuyla harmanlayan güçlü bir nefes taşıyor içinde. Bu noktada, Ömer Hoca’nın son yıllarda hayatımıza girişini de unutmamak gerek. Şiir okumalarıyla, özellikle hikâye tadındaki samimi anlatımlarıyla adeta “zaten hep buradaymış da biz yeni fark etmişiz” hissi verdi. Yıllardır yanmış ama bir türlü tütmemiş bir kandilin birden aydınlanması gibi… Önce TRT diyanet kanalında edebî programıyla , ardından çeşitli YouTube kanallarında ve televizyonlarda yayınlanan ders içerikli videolarıyla bir anda evlerimizin tanıdık sesi oldu. Onu dinleyenler ne demek istediğimi anlayacaktır zaten; konuşurken ders anlatan bir akademisyenden çok, yıllardır tanıdığınız bir dostla sohbet ediyormuşsunuz hissi bırakıyor. Dolayısıyla bu kitabı elimize alınca satırlar bize yabancı gelmiyor ; aksine, o sesin yazıya dökülmüş hâli gibi.. Kitap dört ana bölümden oluşuyor: Gazeller, Musammatlar, Nazmlar ve Ayşe’ye Dair. Bu bölümlerin her biri kendine özgü havasını yansıtıyor; beni bir
DivanÖmer Demirbağ · Diyanet İşleri Başkanlığı · 054 okunma
10/10
·272 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 15:07
Koca bir ah ile başlıyorum kuracağım cümlelere.Bu ahım neye bilmiyorum kitaba mı kendime mi üzüntüme mi ? Bunu kendime sorma zamanım olmadı çünkü kitabı bitirir bitirmez yazıyorum.Belki belli bir süre geçince cevabını bulabilirim. Hayat ne kadar tuhaf değil mi yaşayıp gidiyoruz ama ben ne yaşadım ne yaşıyorum demeden.Bunu farketmek için illa bir dürtü mü gerekir bize. Kitabın içinde kendimden ne buldum bilmiyorum çocukluğum mu şuan anne oluşumdan kaynaklı çocuğum için endişe mi ?O kadar hayatın içinden ki illa kendinizden bişey buluyorsunuz bulamasanız bile bu hayatı yaşamış binlerce insanı düşünüp yine de üzülürsünüz.Daha yazacak çok şeyim var ama sözü fazla uzatmadan kitabın içeriğinden bahsedeyim. Balıkesirli Gülşah ve Diyarbakırlı Şahin'in o imrenilesi ölümsüz aşkının yaşamın çarkında nasılda kaybolup gittiğini anlatıyor.Her satırında kalbime saplanan hançer sayısı artıyor.O kadar sürükleyici ve merak uyandırıcı bir roman ki çok beğendim. Eminim sizde beğeniceksiniz yer yer kalbinizde uçuşan kelebekler olucak yer yer de o kelebeklerin can çekişi. Hep söylediğim keyifli okumalar bu kitap için uygun değil kesinlikle keyifle okursunuz ama bitince bu keyfiniz kalır mı bilmem benden yine de KEYİFLİ OKUMALAR
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma
7/10
·358 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:32
Yeni bir fantastik serisinin giriş kitabıyla geldim. Konusu oldukça değişik ve kesinlikle dikkatle okunması gereken bir kitap. Periler ve Kurtadamlar, Nefilimler ve Melezler her an hiç ummadığımız birisi çıkabilir. Nena hayatının baharındayken öğrendiği gerçeklerle neye uğradığını şaşırıyor. Tabii onunla birlikte bizde. Nena’nın annesi gerçekleri anlatırken normal şeylerden bahseder gibi anlatması sinirimi bozdu. Nena delirmek üzere ama kadın sakin sakin anlatıyor, deliriyoruz hanım bu ne sakinlik. Ama tabii onu da anlamaya başladım ilerleyen bölümlerde. Royd ve Nena’nın hikayesi rüyalarla başlayan ve bağları çok daha ilerisine uzanan bir hikaye. Royd’un Nena’yı bebek gibi sevmesi, okurken pamuk gibi olmamak elde değil. Her koşulda daima yanında. Kelly’ye belli bir yerde çok daha üzüldüm meğer bilmediği neler varmış ailesi hakkında. Ve Alyward ile olan geçmişi, ve günümüzde ki yüzleşmelerinden sonra beraberliklerini ben çok sevdim. Bazı zaman atlamaları yerine Royd ve Nena’nın aralarında ki bağ’ın nasıl güçlendiğini okumak isterdim açıkçası, zaman atlamasından sonra bir anda duyguların bu kadar yoğun ortaya çıkması güzel olsa da bir tık hangi ara diye sorma gereği hissettirdi. Ama sevgili @mujdeozcaner ile bu konu hakkında konuştuğumuzda bana serinin devamında bunların nedenini anlayacağımızı söyledi. Bundan sonrasının kesinlikle sakin geçmeyeceğinin ayak sesleri Nena’nın babası ona her ulaşmak istediğinde daha gür yankılandı. Merakla serinin devamını beklemeye çekilmekteyim bu yüzden.
MahfiMüjde Özcaner · Oleksa Yayınevi · 20261 okunma
9/10
·370 syf.··
2026 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 09:44
youtu.be/V2svVvl3_u0?is=... ..onlara bahşedilmiş olan PAHA BİÇİLEMEZ ZAMANI boşa harcamışlardı, ACI, SUÇLULUK ve VAR OLMAYAN CEVAPLAR için sordukları SORULARLA harcamışlardı -oysa ikisinin de ihtiyacı olan tek yanıt KENDİLERİ ve BİRBİRLERİNE DUYDUKLARI AŞK olmalıydı..
Sil BaştanKen Grimwood · Koridor Yayıncılık · 20108,3bin okunma
Reklam
Reklam