​"Cevapları değil, soruları değiştirdiğinde; aslında ne kadar tutsak olduğunu fark edersin."
Psikoloji
Puan vermedi·43 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 12:43
Bazı kitaplar insanı hikâyenin içine çağırır, bazılarıysa insanın zihninin içine. Kara Keşiş, ikinci türden bir metin. Anton Çehov, birkaç sayfaya insan aklının kırılganlığını, yalnızlığın zehrini ve “üstün insan” fikrinin tehlikeli büyüsünü sığdırmayı başarıyor. Kovrin karakteri ilk bakışta parlak, kültürlü ve hayata diğer insanlardan daha yukarıdan bakan biri gibi görünür. Fakat hikâye ilerledikçe onun zekâsıyla deliliği arasındaki çizginin giderek silikleştiğini hissederiz. Kara keşiş figürü burada yalnızca bir hayalet değildir; Kovrin’in içindeki büyüklük arzusunun, yalnızlığının ve ruhsal çöküşünün beden bulmuş hâlidir. Çehov’un asıl başarısı da burada başlıyor: Okur, keşişin gerçekten var olup olmadığını sorgulamayı bir noktadan sonra bırakıyor. Çünkü önemli olan keşişin gerçekliği değil, Kovrin’in ona neden ihtiyaç duyduğu oluyor. Metnin en çarpıcı yanı ise mutlulukla sağlık arasındaki o acımasız çatışma. Kovrin, deliliğin kıyısındayken daha canlı, daha üretken ve daha mutludur. “İyileştiğinde” ise hayatındaki bütün renkler yavaş yavaş söner. Çehov burada insanı rahatsız eden bir soru bırakıyor geriye: Toplumun “sağlıklı” dediği şey gerçekten yaşamak mıdır, yoksa insanın içindeki ateşi söndürmenin başka bir adı mı? Kara Keşiş, okunduktan sonra kolay kolay zihinden çıkmayan metinlerden biri. Sessiz ama derin bir huzursuzluk bırakıyor insanda. Sayfalar bittiğinde hikâye sona ermiyor; aksine insan kendi içindeki karanlıkla baş başa kalıyor. Belki de bu yüzden Çehov’un anlattığı keşiş, kitabın içinde değil, okurun zihninde yaşamaya devam ediyor.
Kara KeşişAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20229,5bin okunma
Her Ahmet Hamdi, Tanpınar değildir.
9/10
·376 syf.·
2026 162. kitabı
Kitap incelemesi için mekan arıyordum. Bir kafe olmazdı. Bir kütüphane fazla güvenliydi. Bir kitapçı ise fazla kolay bir tercih gibi geliyordu. Bir süre İstanbul'un içinde dolaştım. Sonra yolum
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026659 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 42. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 13:39
Bence Schmitt'in başarısı, büyük olaylar anlatmadan büyük duygular yaratabilmesinde yatıyor. Kitap bittiğinde aklımda kalan şey olay örgüsü değil, şu soru: "Yaşadığımız hayat mı bizi tanımlar, yoksa anlatmayı seçtiğimiz hikâyeler mi?"
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,3bin okunma
Ümitsizlikle boğuştuğum günlerden birindeydim. Her şey üst üste geliyordu. Emek emek kurduğum hayatım bir anda yerle bir olmuştu ve ben sanki gerçek bir enkazın altında kalmış, sahip olduğum her şeyi
Duygu ve Düşünce