6/10
·303 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabı okumaya başladığım yaz yks'ye hazırlanmaya başladım. O yüzden de çok yavaş okudum belki şu andan itibaren yazacağım yorumlarım ondan bu şekildedir. Buradan itibaren okuyacağınız kısımlar spoiler içeriyor. Şimdi kitaba başladığımda June ve Athena'nın arkadaşlığını sevmiştim. Ama Athena çok erken öldü. Sonrasında June tam bir pislik gibi davranıp Athena'nın kitabını sanki kendisinin gibi paylaştı. Başlarda çok sorun değildi biraz pişman gibi hissettiriyordu. Ben de düşündüm ki sonlara doğru da olsa en azında bir açıklama yapıp kendi kariyerini mahvetmek anlamına gelse bile Athena'nın taslağını aldığını söyler ama öyle olmadı maalesef. Öyle olmayı geç daha da kötü oldu ve kendi kendini manipüle etti resmen June ve iyice kafayı yedi. Bir de kitabın sonunda "Son" yazısı olmasaydı June'un manyak hallerini bir kitapta okuruz gibi gelmişti. İlk defa bir yerde düşüncemi paylaşacağım inşallah benle aynı fikirde olanlar vardır. <3
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Herakles'in Bağları -Jasmine Mas
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:09
Acının yokluğunu neredeyse fark etmedim çünkü hayatta hiçbir şey Alexis'e duyduğum karşılıksız aşkın ıstırabıyla kıyaslanamazdı. Cenneti yerinden oynatamazsam,cehennemi ayağa kaldırırım. Herakles Ölüm Meclisi'nin avına katılmak için geri dönüyor. Bir yandan Augustus ve Kharon'a yaptıkları olaydan dolayı kızgın bir yandan ise Patro ve Akhilleus ile uğraşmak durumunda kalıyor. İlk kitaba göre bu kitapta Herakles'i daha güçlü bir şekilde okuyoruz. Ve kitapta fantastik öğelerin yanı sıra daha çok reverse harem ve romantsy olarak daha çok ağırlık verilmiş. Benim şahsen hoşuma gitti ve severek okudum kitabı. Akıcı bir şekilde ilerledi ve bazı yerlerinde çok heyecanlı sahneler vardı. Özellikle Herakles'in 12 görevi tamamlamak için harcadığı çaba çok iyiydi. Bir yandan ise yeraltından kaçan Medusa'dan dolayı Olimposlulardan bazıları korkuyor ve paniğe kapılıyorlar. Medusa ile ilgili gerçeği de sonlarda öğreniyoruz ve Herakles'in yaptığı şey beni iyi anlamda şaşırttı. Bu kitapta en çok sevdiğim olaylardan biri de Augustus ve Kharon'un Herakles'i kazanmak için gösterdikleri çabaydı. Aynı zamanda Nyx evcil hayvanın da Herakles'in yanında olup koruması güzeldi. Patro ve Akhilleus beni okurken heyecanlandıran çiftlerden bir diğeriydi.Aralarında olan tutku ve dinamik çok iyi. Hades ve Persophene'nin kızları Herakles'in yanında olup onu desteklemeleri güzeldi. Son sahnede anladığım kadarıyla diğer kitapta bir reverse harem daha çiftimiz olacak ve onları okumak için çok heyecanlıyım. Evreni karışık olmayan ve kolay okunan bir fantastik seri benim için. Eğer reverse harem de okurken rahatsız etmiyorsa tavsiye edebileceğim bir kitap. Ben Yunan mitolojisi ile ilgili kitaplar okumayı sevdiğim için bu seriyi keyifle okudum. Üçüncü kitabı heyecanla bekliyorum. Fantastik anlamda biraz
1000Kitap
Herakles'in BağlarıJasmine Mas · Juno Kitap · 202625 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Devrim ve Ulusal Sorun Arasında
Puan vermedi
Bu çalışma, Türkiye komünist hareketinin en tartışmalı başlıklarından biri olan Kürt sorununa yaklaşımını, Komintern belgeleri ve Türkiye Komünist Partisi'nin iç yazışmaları üzerinden yeniden değerlendiren önemli bir araştırmadır. Eser, yalnızca TKP'nin Kürt isyanlarına ilişkin tutumunu ortaya koymakla kalmamakta; aynı zamanda ulusal sorun, antiemperyalizm, Kemalizm ve sosyalizm arasındaki karmaşık ilişkinin tarihsel kökenlerini de gözler önüne sermektedir. Eserin en önemli katkısı “TKP'nin Kürt sorununda bütünüyle Kemalist devletin yanında yer aldığı” yönündeki genellemeyi sorgulamasıdır. Yazarlar, Komintern arşivlerinden elde edilen çok sayıda belgeye dayanarak, TKP'nin Kürt sorununa ilişkin yaklaşımının zaman içinde değişen, çelişkiler içeren ve uluslararası gelişmelerden doğrudan etkilenen bir karakter taşıdığını göstermektedir. Çalışmada ilk dikkat çeken nokta, Komintern'in Türkiye'ye ilişkin genel siyasal perspektifidir. Sovyet Rusya açısından Kurtuluş Savaşı yürüten Ankara Hükümeti, emperyalizme karşı mücadele eden ilerici bir güç olarak görülmüştür. Bu nedenle Komintern, Türkiye'deki komünist hareketin temel görevlerinden birinin Ankara hareketini desteklemek olduğunu savunmuştur. Nitekim TKP'ye yönelik tavsiyelerde, "Ankara hareketini desteklemek" temel taktik ilkelerden biri olarak belirlenmiştir. Bu yaklaşım, Kürt isyanlarının değerlendirilmesinde de belirleyici olmuş ve çoğu zaman ulusal talepler ikinci plana itilmiştir. Komintern'in Kürt hareketlerine ilişkin yaklaşımı dönemin Marksist ulusal sorun teorisinden etkilenmiştir. Marx ve Engels'in bazı ulusları “tarihsel”, bazılarını ise “tarihsiz” veya “karşı-devrimci” uluslar olarak değerlendiren anlayışının izleri, Komintern belgelerinde de görülmektedir. Özellikle Kürtlerin siyasal birlikten yoksun, aşiret
Komintern TKP ve Kürt İsyanlarıErden Akbulut · Yordam Kitap Yayınevi · 20225 okunma
İskemlede Beş Ceset-Agatha Christie
10/10
·186 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 01:47
<<CHERCEZ LA FEMME>> İ-NA-NA-MI-YO-RUM!!! AGATHA CHRISTIE. Ancak "inanmıyorum/inanılmaz" dışında bir şey söylemeye başlayabilirsem bir inceleme yazabileceğimi düşünüyorum. Saat gecenin üçü ve ben çığlığı basmamak için dişlerimi sıkıyorum. Sanıyorum bu incelememle Agatha Christie'nin okuduğum üç kitabından ikisine inceleme yazmış bulunuyorum. Kalemi büyülü, buna adım gibi eminim ki kalemi gerçekten büyülü. Bir günde yüz küsür sayfa okutup saati unutturan, gece yarısı inceleme yazdıran, içten içe bu kadarını nasıl düşündüğünü bardaktaki suya kilitlenmene sebep olan bir kitap büyülü değildir de nedir? Devrelerimi biraz yakmış olsa da her detayında kendimi yere atmak, yerden kaldırmak, tekraren yere atmak ve bunu bu şekilde döngüye almak istedim. Agatha Christie şu hâllerimi görse yazdıklarına bin pişman olurdu diye düşünüyorum. Nefessiz okuduğum bir kitaptı ve maalesef ki sonuna geldim. Herkese tavsiye ederim. <<<spoiler içerir>>> Ta kitabın başlarında burada bir bit yeniği var diyerek not aldığım "chercez la femme" deyimini kitabın sonunda anlamak... Biter bitmez hemen o kalıba baktım ve dedim ki "İ-NA-NIL-MAZ". Chercez la femme, fransızca olup "kadını ara" anlamına gelmektedir. Polisiye türü kitaplarda özellikle yer edinmiş olup , suçun arkasında bir kadın olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, kadının bulunmasıyla gizemin çözüleceği anlamı çıkartılabilir. Sorun şu ki, hangi gizem? Ve hangi kadın? Hangisi? Miss Seansbury-Seale adıyla yaşayan iki kadın, iki farklı kişilik. Yetmedi Barnes biraz daha ilerleyince şaşırttı. Özetle, Bay Poirot, şapkamı önünüzde saygıyla eğiyorum ve sonraki maceramızı bekliyorum.
1000Kitap
İskemlede Beş CesetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20242,062 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 43. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 10:04
Kişisel gelişimin belki de en rahat okunur örneklerindendi. Kitabın girişi o kadar etkileyiciydi ki ilk sayfasından beni içine çekti. Bölümlerce çok güzel ilerledi fakat sonu beni tatmin etmedi. Aynı enerjide bitiremedim. Çünkü son bölümler benim yaş ortalamama hitap etmiyor. Fakat genel anlamıyla beğendim. Gündelik hayatta karşılaştığımız bir çok sorun veya bizim sorun haline getirdiğimiz şeyleri nasıl olumlu şeylere dönüştürebileceğimizi çok güzel öğretiyor. 
Tolstoy’un BisikletiUmut Esen · Sola Unıtas Yayınları · 2019150 okunma
6/10
·512 syf.··
2026 62. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:41
Merhabalar İlk kitabı çok sevememiş, hatta anlatımındaki kopukluklar ve karakter gelişimindeki eksiklikler yüzünden seriye karşı oldukça mesafeli kalmıştım. Buna rağmen finalin bıraktığı merak hissiyle ikinci kitaba da bir şans vermek istedim. Ne yazık ki benim için çok büyük şeyler değişmedi. İlk kitaba göre Alexis’in karakterinde ufak da olsa bir gelişim vardı. En azından artık sürekli sindirilen, korkak ve pısırık hâli biraz geride kalmaya başlamıştı. Ancak bunun dışında yine aynı dağınık anlatım tarzıyla karşılaştım. Bölümler arasında geçişler çok kopuktu; bir olay yaşanıyor derken bir anda bambaşka bir sahnenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Kitabın içine tam girecekken sürekli o akış bozuluyor. Yazarın alaycı ve mizahi bir anlatım dili oluşturmak istediği çok belli ama bende maalesef karşılığını bulmadı. Hatta bir noktadan sonra bunun çeviriden mi yoksa tamamen yazarın kaleminden mi kaynaklandığını sorgulamaya başladım. Çünkü bazı ifadeler çok garip hissettiriyordu; yer yer atasözü kullanımları bile gözüme battı. Eğer orijinal metindeki deyimler çevrilirken sorun yaşandıysa bunu anlayabilirim ama sorun yazardaysa da gerçekten bu kadar güçlü bir konunun çok daha iyi işlenebilirdi. Serinin en güçlü tarafı hâlâ evreni bence. Yunan mitolojisi, tanrılar, yeraltı halkı, Sparta düzeni, Medusa ve Titanlarla ilgili gizemler gerçekten ilgimi çekmeye devam ediyor. Özellikle Medusa tarafında verilen bilgiler ve olayların gidişatı ikinci kitapta merakımı canlı tutan en önemli detaylardan biriydi. Romantizm tarafına gelirsek… Hâlâ karakterler arasındaki bağ bana tam olarak geçmedi...erkeklerin sürekli konuşması ifadeleri var ama eylem desen sıfır yani Aksiyon tarafı da beklediğim kadar güçlü değildi. Sürekli bir hareket varmış hissi verilse de okurken bana oldukça durağan
1000Kitap
Herakles'in BağlarıJasmine Mas · Juno Kitap · 202625 okunma