Yok bize gelmiyor öyle duygular dümdüz alıp okuyoruz kitabı sonra da kenara bırakıyoruz. Şov yapmıyoruz yani.

yasemin yasemin www

@yaseminw
·
Size de öyle oluyor mu bilmiyorum ama elime bir kitap aldığımda ciddi şekilde sanki geçmişin sihiri bozacak gibime geliyor 😂
Omurgasızlık kanımıza işlemiş.
Liseden yakın olduğum arkadaşım, şimdi görüşmüyoruz o ayrı mesele. Babasının başka kadınlarla parayı yediğini eve bakmadığını, sürekli şiddet uyguladığını daha birçok şey anlatır üzülürdük. Şimdi canım babam diye resim paylaşmış, bişiler değişmiş olabilir inşallah da öyledir ama arkasından sövdüğün adam için de elelam görsün diye resim paylaşmak biraz şov yapmaktır yaa. Benim kızdığım husus bu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
17 Haziran'da büyük tantanayla duyurulan "İslamabad Mutabakatı", müttefiki İsrail’i dizginleyemeyen ABD (Trump) ile bölgedeki asimetrik kaldıraçlarını kaybetmek istemeyen İran arasında sadece 48 saat içinde unufak oldu. Trump daha dün sosyal medyada "Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın" diye zafer çığlıkları atıyordu. Ancak küresel piyasalara pompalanan bu sahte iyimserlik, Devrim Muhafızları’nın telsizlerinden yükselen o sert kapatma anonsuyla duvara tosladı. Hürmüz’ün yeniden kilitlenmesi, küresel enerji koridorunda risk primini anında tavan yaptıracaktır. Trump'ın siyasi meşruiyetini üzerine kurduğu "Borsa rekorları ve düşük petrol" argümanı, İsrail’in Lübnan’daki ateşkes ihlali ve İran’ın bu misillemesiyle ağır bir darbe aldı. İran, New York Post'un da doğruladığı üzere, Lübnan’da kalıcı ve tam bir ateşkes sağlanmadığı sürece ABD ile İsviçre'de yapacağı barış görüşmelerini askıya aldı ve masadan kalktı. Tahran, elindeki en büyük kozu (Hürmüz Boğazı'nı) masaya sürerek Washington’a net bir mesaj veriyor: "Sen içeride 'İran'ı bitirdim, 10 sent bile vermeyeceğim' diye şov yaparken, senin şımarık müttefikin Lübnan’da bizim vekil güçlerimizi (Hizbullah'ı) vurmaya devam edemez. Eğer benimle anlaşmak istiyorsan, İsrail’i de bölgedeki kendi askeri varlığını da geri çekeceksiniz." İran’ın Hürmüz’ü kapatıp ticari gemileri açıkça hedef alacağını ilan etmesinin ardından, İsrail’in ABD üzerinden anında "100 noktayı vurduk ama bu sadece 4 askerimizin intikamıydı, saldırıları donduruyoruz" mesajı göndermesi son derece kritik bir virajdır. Netanyahu ve ekibi, Trump’ı ne kadar provoke etmek isterlerse istesinler, Hürmüz’ün kapanmasının küresel ekonomide yaratacağı sarsıntının ve Trump’ın gazabının doğrudan kendi üzerlerine kalacağını gördüler. Bu
1000Kitap
Dünya, hiçbir zaman şimdiki kadar kalabalık ve hiçbir zaman şimdiki kadar yalnız olmamıştı. Her gün yüzlerce insanın yanından geçiyor, binlerce dijital sese maruz kalıyor ama günün sonunda o devasa kalabalığın içinde yapayalnız kalıyoruz. Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna’da tam olarak bu modern trajedinin panzehrini, o unutulmaz ve sarsıcı tespitiyle kalbimize çiviliyor "Bir insanın bir insana yetebileceği..." Raif Efendi, hayatı boyunca etrafındaki etten kemikten duvarlar arasında görünmez olmuş, kendi ailesinin bile yabancısı haline gelmiş bir adamdır. Onun bu silik ve içe dönük dünyası, Berlin’de bir sanat galerisinde, bir tablonun karşısında Maria Puder ile kesiştiğinde zaman durur. O andan itibaren anlarız ki; ruhun yalnızlığı ne coğrafyayla ne de kalabalıklarla ilgilidir. İnsan, kendi derinliğini görebilecek, o derinlikteki sessizliği paylaşabilecek tek bir ruha ihtiyaç duyar. Sabahattin Ali bize aşkın o klişe, tantanalı ve dışarıya şov yapan halini anlatmaz. Onun anlattığı, iki insanın birbirinin eksik parçalarını sessizce tamamlaması, dünyanın bütün vahşetine ve anlamsızlığına karşı birbirine sığınmasıdır. Maria Puder’in elini tuttuğunda Raif’in hissettiği o muazzam emniyet duygusu, aslında insanın dünyadaki en büyük arayışıdır. Her şeyin hızla tüketildiği, insanların birbirini basamak olarak gördüğü bir evrende tek bir insanın, başka bir insanın tüm varoluşsal boşluğunu doldurmaya yetebileceği gerçeği hem çok büyüleyici hem de çok sarsıcıdır. Filozofların, sosyologların ciltlerce kitapla açıklamaya çalıştığı o "varoluşsal yalnızlık" sancısını, Sabahattin Ali şu tek bir cümleyle özetler: "Dünyada bana ‘Ben de varım!’ dedirtecek tek insanı bulmuştum." Bu cümle, kütüphaneler dolusu felsefe kitabından daha ağırdır. Çünkü insan, ancak başka bir insanın
Duygu ve Düşünce
Her şekilde yargılayacaklar, o yüzden onlara izlemeye değer bir şov sunalım.
1000Kitap
Bizim caminin müezzini şov yapıyor resmen bu nasıl ezan okumak mübarek:)