Anlaşıldığımı hissettiğimde çiçek açarım, sevildiğimi hissettiğimde, çocuklaşırım, daha çok gülümserim, daha çok anlam ararım birçok şeyde… Ama dinlenmediğimi, bastırıldığımı, yok sayıldığımı, değersizleştirildiğimi hissettiğimde, sadece arada bir varlığımın hatırlanıyor olmasını fark ettiğimde ise, yok olurum, ben de yok sayarım, beni yok sayanı. Çünkü bildiğim bir şey var, o da: “varla, yok arası, yoktur.” Bir şey, bu ikisinin arasında olamaz yani, ya vardır ya da, yoktur. Bir şeyin yerini ezbere biliyor olmamız, ezbere bildiğimiz o yerde, o şeyin, bizi hala bekliyor olacağı anlamına gelmez. O şeyin yeri de, değişir, kendisi de. Çünkü “vaktinde kıymeti bilinmeyen her şey, bir gün yok olur.”
•Gülben