Yo hayır, düşünmek vardı, eziyet ve cinnet demekti. Düşünmek vardı, değişmez olanın içinde acıyla debelenip duruyor, tiksintiden, kaygıdan , insanı hayatından bezdirmekten başka bir şeye yol açmıyordu.
Öğren artık, dedi kendi kendine, öğren aptallık etmemeyi, gerçek bir salak gibi davrandın, esasında bambaşka şeyler ifade eden kelimelere, kendi istediğin türden bambaşka anlamlar atfettin , sen bu anlamları ne bilirsin ne de öğrenebilirsin, bomboş, tertemiz ve herhangi bir yüz hareketinden öte bir anlamı olmayan gülümsemişlere inandın, beş yüz yıllık bir birikimi ardında bıraktığını unuttun, hem de bunu sana kibarca hatırlatmalarına karşın unutmayı tercih ettin.