Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İstismara uğramış düşlerimin kıyısında duruyorum şimdi. Ne bir adım ileride ne de bir adım geride. Zihnim, cereyan yapan bir pencereden içeri girmek isteyen hırçın bir rüzgar gibi. Pencereyi hırsla kapatan ellerimin soğuk terleri üşütüyor içimi. Göz kapaklarımla mücadele ederken aslında ben hep yeniktim. Kirpik uçlarıma kadar hissediyordum yenilgiyi. Sükûtun hüküm sürdüğü Eylül gecelerinde daha da bir yorgundum. Tavanı izlemekle meşguldü göz kapaklarımla mücadele eden gözlerim. Karanlık pencereden içeri sızmış ince bir sokak ışıltısı dans ediyordu isli tavanda. Zihnim ışıksızdı isli tavan karşısında. Düşlerimin süsleri yerle bir edilmişti çoktan. Bundandır zihnimin ışıksızlığı. Bir ağacın yaprağından süzülen narin yağmur damlaları kadar yorgundum işte. Sığınacak bir düşüm kalmamıştı bu sağanak yağışlı günlerde. Göz altlarımın koyuluğu havadaki yağmur dolu bulutlara denkti. Öylesine koyu öylesine kasvetli. Ama göz pınarlarımdan akan yağmurlara denk değildi. Göz pınarlarımdan akan yaşlar süzülerek dudaklarıma ulaşıp, dudak çizgilerimden kendilerini aşağıya bırakarak özgürlüklerini ilan ediyorlardı. Gözyaşlarımın giderek artan hırçınlığı onları daha hızlı bağımsızlıklarına kavuşturuyordu. Özgürlüğüne kavuşmak isteyen tonlarca gözyaşı. Her birinin taşıdığı duygu farklıydı birbirinden. Ama ben hiçbirinin birbirinden farklı olduğunu düşünmedim. İnsanlar gibiydiler. Sadece isimleri farklı; düşünceleri, davranışları, yaşayışları birbirlerinden farksız. Yastığım ağırlaşan zihnimi taşırken giderek yorulduğunu fark ettim. Yükünü hafifletmek ona yardım etmek istedim. Yine yapamadım işte. Yorgunluğa mahkumdu benim gibi. Zincire vurulmuş bi mahkumdum demir parmaklıklar ardında. Kendimden başka uğrayan yoktu kendime. Yine bir misafir gibi yolculandım. Yine ıssız ve hissizdim.
Bir bank yalnızlığı belki benimkisi
Belki de zamansız yakılan sigaranın telaşı
Soğuk bir pencerenin perdesidir belki
Kitaplıkta üşüyen kitaplardır belki de
Belki de bir köşeye fırlatılan battaniyenin hüznüdür
Yastıkların uykusuzluğudur belki de
Gecenin karanlığından kaçışındır belki de; uyku