kendimi hep karahindibalara benzetirdim, rüzgarda savrulan zerrelerin yeniden yeşermesini kendi hayat ve zamanım üzerine konumlandırdığım bir metafor olarak dile getirirdim. istekçe var olmadan çakıldım dünyaya ve zaman denen rüzgar savurdu beni ve yeniden mahkum etti şeklinde söylenirdim.
benim için çok değerli olan biri var şu savruluşlarım sırasında denk geldiğim, bana bu metaforuma ithafen o kadar zarif bir hediye hazırlamış ki.. sadece üzerinde yazdığı notu verse, söylese yeterdi bana (,: çok duygusallaştım herhalde hayatım boyunca bu kadar üzerine düşünülmüş bir söz duymayacağımdır. hediyeden ziyade söz çok mutlu etti beni 🤧