“Anlatmak ister misin?” diye sordum.
Sordum öyle, açıkça sordum. Anlatacaksa anlatsın. Anlamam belki ama o anlatsın. Zaten hangimiz tam olarak anlıyoruz ki karşımızdakini?
Olmadı. Ben sizin sevginize karşılık veremedim. İnsan almadığını veremiyor. Alışırdım belki; ilişkimiz uzun süre, belki boş olan ruhumu doldururdum bütün o sıcak ilişkilerle; ben de sevmeyi, sarılmayı, kucaklaşmayı öğrenirdim.
Herkesi kıskanıyordum. Adaletsizliği kıskanıyordum. Sevginin size böyle boca edilirken, bana ve benim gibi pek çoklarına damla damla verilmesine dayanamıyordum.
Ben pek kimseyle konuşmam, kimseyle gereksiz diyaloglara girmem. Herkesi dinlerim, kimseye kendimle ilgili hiçbir şey anlatmam. Ama bu kez anlattım. Sekreterime anlattım. İş arkadaşlarıma anlattım. Varlığını bile bilmedikleri kocamın yokluğunu anlatırken kendime ben de şaşırdım.