Git, en koyu siyah boyayı al, bir elinde de dünyanın en büyük fırçası olsun ve ömrünün dünün ile bugününü kapkalın bir çizgiyle böl. Musa’nın asasını al , zamanın derinliklerine doğru sel gibi akıp giden zamanı ikiye ayır - bugün benim halimi ancak böyle duyumsayabilirsin.
[…] onu sevemezdim, çünkü sevmek benim için zorbalık yapmak, karşımdakinin üzerinde baskı kurmak denekti. Ömrümde başka türlü bir aşkın hayalini hiçbir zaman kurmadım ve öylesine ileri gittim ki, şimdi kimi zaman şöyle düşündüğüm oluyor: “Aşk, sevilen kişinin seven kişiye kendisi üzerinde zorbalık yapma hakkını armağan etmesidir.” Yeraltındaki yuvamda aşkı bir mücadeleden başka türlü hiç canlandırmadım hayalimde. Sevmeye her zaman nefretle başladım ve karşımdakine ruhsal boyun eğdirmekle bitirdim. Sonra da boyun eğen o insanı ne yapacağımı bilemedim.
Ey arzularının esiri olan bedbaht! Allah’ın en güzel eseri gönüldür. Dışarıda bulunan bağ, bahçe, çiçekler ve bütün yeşillikler gönüldekinin aksi, hayalleri gibidir. Eğer bu dünyada gördüğün bağlar, bahçeler gönül âlemindeki sevinç selvisinin aksi olmasaydı; Cenâb-ı Hak bu hayal âlemine ‘aldanma yurdu’ demezdi.
[…] adam, ”İsm-i azamın ahmağa tesir etmemesinin hikmeti nedir?” deyince Hz. İsâ, ”Ahmaklık Allah’ın bir kahrıdır. Hastalık, körlük sağırlık bir belâdır. Kahır değildir. Hastalığa, belâya uğramış kimseye acınır. Ahmak olan ise başkasına acı verir incitir.”
***
Hz. İsâ’nın kaçtığı gibi, ahmaktan kaçmak gerekir. Ahmağın sohbeti zarardır. Havanın suyu çekip buharlaştırdığı gibi, ahmak da insanın ruhî özelliklerini çalar. Mânen yoksullaşır. Gönlünü taşa çevirir.