egeristersem

Sonra biraz sustuk, biraz daha sustuk, tamamen sustuk. Konuşacak mıydık daha? Biraz hayatı dinledik, baktık diğerleri ne diyor. Tamamen kargaşa. anlaşılmaz sözcük kalabalıkları. Eh, tabii düzensizlikler arasında düzen bulmak öğretildi bize. Bu kaosta bile bir ritim bulduk. Arkadan hayatın diğer sesleri yükseldi, Biz ise kaybolmuşlardandık. Ne zaman kendimizi bulabilmiştik ki? Arayan bulurdu oysaki, aramayı seçmemiştik. Seçmemeyi seçmek istemiştik.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Soyunmak (çok gerekli, vazgeçilmez sayılabilecek üç dört parça şey dışında evini, çevresini dolduran her şeyden) sıyrılmak ister... kimi zaman sevgilerinden, sevdiklerinden bile. Kısacası ardında artık bırakmamış bir ölü olmak ister. Çırpınır; ama bunu başarmak pek güç olacağa benzer.
"Ya gelecek?" der dostları "geleceğini hazırlamak büyük ölçüde elinde olduğuna göre, alıklığın gereği ne?" Gençliğindeki kadar umursamaz değil artık bu "gelecek" konusunda. gene de yıkımın -geldiğinde- her türlü hazırlığı yaya bırakacağına, ya da anlamsız kılacağına inanır.
yaşam durmadan çözülüp bağlanan, dağılıp toparlanan, bununla birlikte aynı biçimden, kalıptan, karşılıklı konum düzeninden bir ikinci geçmeyen bir gidişse, anılarımızı pehpeyleyelim, anlatalım kullanalım canımız istiyorsa; ama onlardan koltuk değnekleri çatmayalım kendimize. Anıların yardımıyla ayakta duruyormuşcasına yaşamak, ulaştığımız bu anın bütün bir yaşam içindeki yerini düşünerek yaşamak, ulaştığımız bu anı geçmişe yansıtıp yaşamak, yanlış bir iş der Karasu. Dünyayla bu anla, artık ilişkisi kalmayan, dünyayı yalnız geçmişinin korkuları içerisinde algılayan bir yaşlının ancak anılarıyla ayakta durabildiğini (daha durmamasına yardım edilmesi gerektiğini) gördükten sonra... geçmişimizi özümlemesini öğrenirsek, andaçları savurabilir, anıları bir kıyıya itebilir, ilişkileri-gerektiğinde- koparabiliriz; yaşam yoksullaşırmış, çevremiz genişlemezmiş, daralırmış dahası, cenazemizin arkasından yürüyecek olanların sayısı... varsın olsun olacaksa, o da. yaşamayı öğrenmek gerek... Bu hesaplar yararsız.
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat