Savaşı ilk görenlerin içlerine bir ürküntü, biraz da korku gelir. Ancak insan döver de konuşamaz sanmamalı. Hem korkar hem de dövüşür. "El arı, düşman gayreti" vardır. Düşmanı haksız bulup ona kızmak vardır. Yurt vardır. Yurdun içinde Bedriye vardır. O, elinin ateşi daha avucunun içinde duran, o saçının lüleciği kaşının ucuna düşen güzel kız vardır. Bunlar adamı ateşe saldırtabilirler. Korkanlar değil de gönüllerinde hiçbir sevgi olmayanlar savaşamazlar.
Kimse beni suçlamadığı için kendimi ayrıcalıklı hissediyorum. Kimsenin kendi suçunu açıkça ortaya dökmek zorunda olmaması ne harika bir şey. Öte yandan insanın suçunu her gün kendi içinde görmek zorunda kalması ne korkunç.