Görebildiğiniz şeyler vardır, bir de hissettiğiniz, varlığını başka yollardan, kafanızın içindeki fısıltı veya kemiklerinizdeki bir ağırlık gibi algıladığınız şeyler.
İlk kez Krisztina 'nın bütünüyle yanımda olmadığını hissediyor ve uzaklardan çok uzaklardan zamanın başlangıcından zeki, hüzünlü bir ses duyuyorum; babamın sesini. Ses senden bahsediyor Konrad; misafire ilk kez adıyla hitap ediyor, öfkelenmeden, kızmadan tarafsız ve nazik bir biçimde, "ve senin gerçek bir asker olmadığını, başka türlü bir insan olduğunu söylüyor. Bunu anlamıyorum başka türlülüğün ne anlama geldiğini henüz bilmiyorum. Meselenin daima bu olduğunu, erkekler ve kadınlar, dostlar ve ahbaplar arasında meselenin daima bu insanlığı iki gruba ayıran başka türlülük olduğunu kendime öğretmem uzun zaman ve yalnız geçen saatler alıyor..Çünkü daima ötekini severiz, daima onu ararız, hayatın bütün koşullarında ve değişikliklerinde.
Bunu biliyor musun? Hayatın en büyük sırrı ve en büyük hediyesi, aynı türde iki insanın karşılaşmasıdır.