Adı:
Öfke
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750822001
Kitabın türü:
Çeviri:
Şeyda Öztürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Philip Roth, büyük övgü toplayan romanı Öfke'de, 50'li yılların günümüze bile ulaşan adabı-muaşeret kuralları arasında boğulan insan ruhunu, baskının ağırlığı altında ezilen arzuyu ve belleğin acımasızca tutsak edebilme gücünü anlatırken, düzenin genç insanları nasıl hoyratça ve hor kullandığını bir kez daha hatırlatıyor.

1951 Kore Savaşı'nın ikinci yılı. Çalışkan, itaatkâr, duygusal bir delikanlı olan Marcus Messner, ailesinin tek çocuğudur. Önünde parlak bir gelecek uzanan bu genç Yahudi, koşer bir mahalle kasabı işleten halim selim bir adamın oğludur. Her köşede sevgili oğlunu beklediğini düşündüğü tehlikeler yüzünden çılgına dönen babasının baskısından kaçmak için ailesinin yaşadığı New Jersey'den uzakta bir taşra üniversitesini tercih eder.

Ohio'daki Winesburg Üniversitesi'nde daha önce hiç karşılaşmadığı türden akranlarının, tuhaf oda arkadaşlıklarının, her hareketini gözlemleyen öğretmenlerin, öğrenci birliklerinin, saçma okul geleneklerinin ve zorunlu şapel ziyaretlerinin dünyasıyla tanışan Marcus'u en çok heyecanlandıran, kendisi gibi arzuları olan genç bir kadındır.
spoiler olablilir...
öyle tesadüfen açıp, eşimin sınavdan çıkmasını beklerken bitirdiğim bir kitap oldu.
belli bir yere kadar günlük okurmuş gibi okudum hatta. 1951 yılında bir üniversitede dekan öğrenciyi yanına çağırıp hayırdır bir derdin mi var, yurt odanı değiştirmişsin, kim üzdü seni falan diyor. üstelik bana "efendim" deme "dekan" de diyerek. enteresan ilgi alaka. ben şu halimde dekanın yanına kendi isteğimle gitmeyi düşünsem ooo, kaldı ki o beni fark edip de derdimi soracak..
neyse kısacık kitap, akıcı da, ergenlikten çıkmaya çalışan bir öğrencinin hayatının sarpa sarmasını anlatıyor, tavsiye olunur.
Bir internet sitesinden deneme olarak yaptığım alışverişte öylesine sepete eklediğim kitap. Yazar ve kitap hakkında hiçbir bilgim yoktu.

Kahramanımız Marcus ailelerin ideal olarak nitelendirdiği bir çocuk. Derslerinde başarılı, çalışkan. Babasının kasap dükkanında ona yardım ediyor. Gelgelelim babasının paranoyaları onu çileden çıkarıyor. Babası başka haylaz (babasına göre) çocuklarla kıyaslayıp oğlunun da bu tarz davranışlar içinde olduğuna emin olup onu çevresinden ve özellikle kendisinden korumayı fena halde takıntı haline getirmiştir. Fakat buradaki sorun Marcus'un öyle bir çocuk olmaması. Yaşıtları gibi bir ergenlik yaşamıyor, istediklerini biliyor ve ona göre adımlar atıyor. Marcus çözümü ailesinin yanından taşınıp başka bir okula transferini istemekte buluyor.

Dikkatimi çeken şey bir yerden sonra babanın kaygıları Marcus'un da kaygılarının olması. "Korku acaba bulaşıcı bir şey mi?" diye sordurdu bana. Marcus artık bütün hareketlerini ve adımlarını tedirginlikle atıyor çünkü okuldan atılırsa Kore savaşına gidecek ve savaşta ölecek. Kitabı okurken histerik, sinir krizleri eşliğinde öfkeler beklerken, rutine bindirilmiş ve sıkışmış/sıkıştırılmış öfke görmek hoşuma gitti. Kitabın güzel işlendiğini düşünüyorum. Dönemin siyasi ortamının karakterler üzerinde nasıl izler bıraktığını görüyoruz.
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.264 Oy)14.084 beğeni36.681 okunma3.889 alıntı155.476 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.987 Oy)6.098 beğeni20.949 okunma959 alıntı108.745 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (16.162 Oy)20.113 beğeni46.242 okunma3.692 alıntı194.764 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (9.039 Oy)9.281 beğeni30.644 okunma930 alıntı148.012 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.866 Oy)9.817 beğeni27.704 okunma2.056 alıntı127.689 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.894 Oy)8.496 beğeni24.399 okunma947 alıntı97.212 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (8.044 Oy)9.572 beğeni27.029 okunma1.822 alıntı138.115 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.675 Oy)4.161 beğeni13.876 okunma1.576 alıntı57.246 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.354 Oy)9.348 beğeni28.000 okunma2.968 alıntı123.111 gösterim
  • Olasılıksız
    8.6/10 (6.439 Oy)7.167 beğeni21.091 okunma816 alıntı117.983 gösterim
Okulda başarılı, ailesiyle ve çevresiyle ilişkileri iyi, aklı başında bir genç olan Marcus'un hayatı babasının aşırı endişeleri sebebiyle hiç anlamadığı bir şekilde değişir. İyi, başarılı ve saygılı bir genç olduğunu düşünen Marcus karşılaştığı tavırları bir türlü anlayamaz. Üniversitede ve evinde yaşadığı bazı olayları ve bu olaylar karşısında ki duygularını dinliyoruz Marcus'tan. Oldukça güzel anlatılmış bu duygulara ortak oluyorsunuz kitap boyunca.Genç bir insanın savaşa, babasının endişelerine, tek isteğinin okumak olduğunu bir türlü anlatamadığı çevresindeki insanların baskılarına karşı ayakta kalma mücadelesini okuyun.
bazı kitaplar vardır son cümlesi için okunur. bu kısa roman da o kitaplardan birisi. otobiyografik özellikler de taşıdığını düşünüyorum. zira P. Roth Newark'ta büyümüş bir yahudi. ve şimdilerde kitaplığı Newark Halk Kütüphanesi'nin bir parçasını oluşturuyor.
bizde bir laf vardır. b*k yoluna gitti kahramanımız marcus aynen bu durumu yaşadı.
çalışkan bir öğrenci marcus Amerika Kore savaşı zamanında yerine başka bir ögrenciyi şapel e vaaz dinlemeye yolar çünkü markus Yahudidir. okulun çalkantılı zamanlarıda bu olay bellı olur. ve 40 değil 80 kez vaaz dinlemeye girerse affedileceği söylenir marcus a. fakat markus kabul etmez. dönemde çıkan bir yasa yüksek öğrenim görmeyen her 18-20 yaş erkekler kore savaşı için cepheye yollanacaktır. markusta cepheye yollanır. 20 yaşına 3 ay kala marcus ölür.
akıcılığı kitabın iyi ben sevdim.
"Dünyayı zekâyla fethedin, der Russell, dünya üzerinde yaşamanın bir sonucu olan korkulara köle olarak değil."
Philip Roth
Sayfa 69 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı, Çeviri: Şeyda Öztürk
"Duyguları bir insanın yaşamının en büyük sorunu olabilir. Duyguların seni kandırabilir."
Philip Roth
Sayfa 108 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı, Çeviri: Şeyda Öztürk
"...kimseyi ve hiçbir şeyi anlamıyordum."
Philip Roth
Sayfa 53 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı, Çeviri: Şeyda Öztürk
"İnsan olmanın nesi yanlış!" "Her şeyi," diye yanıtladı Flusser sırıtarak. "İnsanoğlu kokuşmuş." "Sensin kokuşmuş!" diye bağırdım.
Philip Roth
Sayfa 25 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı, Çeviri: Şeyda Öztürk
"Bana nasıl davranmam gerektiğini öğretecek profesyonel ahlakçıların vaazlarına ihtiyacım yok. Bunu bana dikte edecek bir tanrıya da kesinlikle ihtiyacım yok."
Philip Roth
Sayfa 68 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı, Çeviri: Şeyda Öztürk
"Teselliye ihtiyacım olmuyor. Ben Tanrı'ya inanmıyorum, dua etmeye de inanmıyorum." Lisenin münazara takımında düşüncelerimi savunma konusundaki başarımla nam salmıştım - ve şimdi de bunu yapıyordum. " Ben gerçek olandan alırım gücümü, hayali bir şeyden değil. Bence dua etmek mantıksız."
"Öyle mi?" dedi gülümseyerek. "Ama buna rağmen milyonlarca insan bunu yapıyor."
"Eskiden milyonlarca insan dünyanın düz olduğuna inanıyordu, efendim."
Philip Roth
Sayfa 63 - Yapı Kredi Yayınları
"Amerika’nın göbeğinde gencecik insanların beynini yıkamak için kullanılan dini inançları kesinlikle anlayamıyordum."
Philip Roth
Sayfa 57 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı, Çeviri: Şeyda Öztürk

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öfke
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750822001
Kitabın türü:
Çeviri:
Şeyda Öztürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Philip Roth, büyük övgü toplayan romanı Öfke'de, 50'li yılların günümüze bile ulaşan adabı-muaşeret kuralları arasında boğulan insan ruhunu, baskının ağırlığı altında ezilen arzuyu ve belleğin acımasızca tutsak edebilme gücünü anlatırken, düzenin genç insanları nasıl hoyratça ve hor kullandığını bir kez daha hatırlatıyor.

1951 Kore Savaşı'nın ikinci yılı. Çalışkan, itaatkâr, duygusal bir delikanlı olan Marcus Messner, ailesinin tek çocuğudur. Önünde parlak bir gelecek uzanan bu genç Yahudi, koşer bir mahalle kasabı işleten halim selim bir adamın oğludur. Her köşede sevgili oğlunu beklediğini düşündüğü tehlikeler yüzünden çılgına dönen babasının baskısından kaçmak için ailesinin yaşadığı New Jersey'den uzakta bir taşra üniversitesini tercih eder.

Ohio'daki Winesburg Üniversitesi'nde daha önce hiç karşılaşmadığı türden akranlarının, tuhaf oda arkadaşlıklarının, her hareketini gözlemleyen öğretmenlerin, öğrenci birliklerinin, saçma okul geleneklerinin ve zorunlu şapel ziyaretlerinin dünyasıyla tanışan Marcus'u en çok heyecanlandıran, kendisi gibi arzuları olan genç bir kadındır.

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • Şeyma Şanlı
  • Mone Burcu
  • ramazan k.
  • Burcu Dur
  • Ahmet Ky
  • Alexander The Great
  • Beyza Nur
  • Seda
  • Düşsel Lord
  • ruveydâ sâra deniz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.1 (8)
9
%15.8 (3)
8
%26.3 (5)
7
%5.3 (1)
6
%10.5 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0