Oytun Oral

Oytun Oral
@spotlightkid
8/10
·100 syf.·
Beğendi
·
2018 61. kitabı
Thomas Benhard’ın anlatımı çok farklı. Ben biraz Oblomovluk yapan Oblomov’a benzettim. Bir türlü yazmak istediği kitabı yazamıyor, yazmamak için bahane bulmaya çalışıyor. Tam bir Oblomov Beton'daki karakter. Bunu yaparken sanki bilinçli değil, bir an geliyor çok yerinde tahliller yapıyor, an geliyor ablasını, dünyayı, insanları, şehri suçluyor, an geliyor herşeyin bilincinde, an geliyor kararsızlığın doruklarında. Sorumluluğu birine atmadan geri durmuyor. Şizofrenik tavrı ile kaybeden bir şahsın gözünden, oldukça gerçekçi hayata dair tespitler okuyoruz. Tam olarak Şizofren değil, tam deli de değil, tam bilinçli de değil, kararlı ve tutarlı da değil aslında tam da insan gibi. İçimizde yaşadığımız bunalımlarıçoğu zaman görmezden geliriz ve kabul etmeyiz . İşte o bunalımların, gel gitlerin, kendimizle olan savaşın o kadar farkında olan bir “deli” karakter yaratmış yazar. Viyana’dan ne kadar nefret ettiği konularına geldiğinde, kendinizden de parçalar bulabiliyorsunuz. İstanbul’un keşmekeşliğinden şikayet ederken başka dünyaların sorunsuz olduğundan dem vuruyoruz. Gerçeğin öyle sandığımız gibi olmadığımızı gözler önüne sürüyor Bernhard. Bilinç akışı çok güzel yansıtılmış bu metinde. Kesinlikle okunmalı.
BetonThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 20251,413 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·96 syf.·
Beğendi
·
2018 59. kitabı
Felsefeye başlangıç kitabı olarak mükemmel bir kitap. Bu sözlerim yanlış anlaşılmasın. Derinliği olan ve bugün bile geçerliliğini koruyan bir eser. Sokrates'in neden en büyük filozoflardan biri olduğunu anlayabilirsiniz. Aynı zamanda da toplumsal hayatımızda, siyasette, bilgiye bakışımızda, eleştriye karşı hoşgörümüzde, bilgeliğe verdiğimiz değerde yerimizde saydığımızı göstermesi açısından çok önemli bu eser. 2500 yıl geçmesine rağmen bilginin kaynağı ile ilgili ufacık bir yol bile kat edemememiz ne kadar acıdır. O gün Zeus adına edilen yeminler varsa, bugün de bir çok tanrı adına edilen yeminler var. Biz hep kaynağını bilinmeyenden alan, bütün bildiklerimizi de bu bilinmeyenden aldığımız bilgilerle inşa ederek egomuzu şişirirken, geldiğimiz noktanın sokratesin bıraktığı noktadan çok da farklı olmadığını görüyoruz. Bilmediğini bilmeyen bu kadar çok insana asırlardır sadece cevaplar verilmiş. Cevapları olan insanların, soruları olmayacağını söylememe gerek yok. Bu masal hep anlatıla gelmiş.
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 201764,8bin okunma