"Buraların kralı Mauselos'un anıt mezarı ama İngilizler alıp götürüp, müzelerine koydular. Bu balıkçı da İngiltere Kraliçesine mektup yazdı. Bu eser Bodrum'un mavi gökyüzünün altında durması için yapıldı, Londra'nın sisli yağmurlu havasına göre değil diye. Altı ay sonra müzenin müdüründen bir mektup geldi. Merak etmeyin biz onun durduğu salonun tavanını maviye boyadık diyordu adam."
"Tepeki ormanı kesen şirket altın çıkaracakmış, hem de siyanür denen zehirle. Bu meret suyumuza karışıp hepimizi kanser edecekmiş."
Sonra hep bir ağızdan konuşuyorlardı:
"Buranın kendisi altın zaten, hava suyu altın."
"Dağları delmeye ne luzum var."
Bazen turistler tekneyle balığa çıkma heyecanını yaşamak ister, iyi de para öderler. Onların halinden tavrından niyetlerinin niyetlerinin balık tutmak değil heyecan duymak olduğu hemen anlaşılır zaten. Ekmek parasına muhtaç değillerdir.