Her şey 1949’başlamıştı Amin için. Hayatının dönüm noktasını Lübnan’ın binalarının bodrumundan izleyip duyduğu bomba yağmurunu anlatırken hissetlerini anlayabilmek çok zor olsa da okuması bile ürkütücü.
*Amin doğmadan iki hafta önce İhvan-ı Müslim lideri Hasan El Benna silahlı suikasta uğramış (saldırganın aracının emniyet amirinin olduğu anlaşılmıştır) hayatını kaybetmiştir.
*Annesi Mısırlı olan Amin, kitapta Mısır’dan da sık sık söz etmektedir. Kahire 1800 lerin sonlarında Mısır hem sinemasında hem de özellikle en iyisi olanlar arasındaki Tıp okullarıyla çok popülerdi.
* 1936’da Süveyş bölgesinde İngiliz askerleri bulundurmasına yönelik bir anlaşma imzalanıyor. Ancak ikinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi ile Londra’nın varlığını sona erdirmesini istemişlerdi.
* Ekim 1951’de Mısır Meclisi’nden tek taraflı Fesih kararı çıktı. Londra’nın buna boyun eğmeye niyeti yoktu.
* Mısır’dan halk ayaklanması başladı ve önü alınamaz hale geldi. Bu durumun önüne geçemiyorum kral Faruk’a hür subaylar adında bir darbe gerçekleştirildi.
* Darbenin sonunda bir yanda halk desteğine sahip olan Müslüman kardeşler diğer yanda ise Ordu’nun içinden gelen cemal abdulnasırın öne çıktığı ve sonunda da nasır İktidari ele geçirdi.
* Cemal abdulnasır halk desteğini aldıktan sonra 1956’da Süveyş kanalı’nı millileştirilmesine karar verildi. Buna karşılık İngiltere Fransa ve İsrail ortak bir askeri operasyon düzenledi. Çok ilginçtir ki Buna karşı çıkan Washington ve Moskova aldı buna karşılık bir askeri operasyon yapılacağını belirttince Saldıran üç devlet de geri çekilmek zorunda kaldı.
* Benzer bir durum ise Dr. Musaddık tarafından Gerçekleştirildi. 1953’te İran petrolünün millileştirilmesini sağlayınca ingiliz destekli darbeyle tekrar Pehlevi hanedanı iktira getirildi.
* Birinci Dünya Savaşından