Ama bu yol onu bir yere götürmez. Hiçbir yol onu hiçbir yere götürmez. Hancı doğdu o, adı üstünde, otelci. Gidemiyor. Kalamıyor. Hayat bir pergel diye düşündü; ama ben pergelin sabit ayağıyım, küçük büyük daireler çizenler başkaları.
Onur, haysiyet filan, böyle şeyler dünya işlerinin arabasına tekerlek olamıyor. Olsaydı dünyanın bütün çukurlarını karanlık, kirli bir su doldurur muydu?
“Abi Allah’ını seversen söyle,” dedi. “Bir baba evladına bunu yapar mı? Bir baba evladının istikbaliyle oynar mı?”
…
Madenci’nin bir şey söylemesine fırsat bırakmadan “Oynar,” dedi. “Baba dediğin adamın işi bu.”