Bir köy enstitüsü yad kitabidir
Hep duymustum ne kadar kaliteli ve donanımlı eğitime sahip diye ama okudukça hem mutlu oldum hem üzüldüm..Okulda 6 piyano olması ve her öğrencinin mutlaka enstrüman çalması, bale,resim,edebiyat kulüpleri,sağlık,sanat,ziraat, üretimden bahsetmiyorum bile..tam donanımli hem akdemik hem hayata hazırlayan bu eğitim sistemini sen neden yok edersin anlamis değilim..Hikayenin geçtiği Antalya Aksu da bir süre yaşadım. orada ki köy enstitüsü benim zamanımda öğretmen okuluydu..tabi o da kapandı
Bütün öğretmenlerin ve vatanını seven her bireyin okuması gereken bir kitap. Gözlerim dolarak,yer yer öfkelenerek,hep 'keşke' diyerek okudum ve kesinlikle tavsiyemdir.
#alıntılar
*"Yaşadıklarınız, yaşayacaklarınızın önünde
ya engel ya merdiven."
*VATANIMIZ, özgürlüğümüz ve geleceğimiz.
İşte bu yüzden eğitim, işte bu yüzden üretim, işte bu yüzden demokrasi.
İşte bu yüzden günahıyla sevabıyla tarihimizi kabul edip geçmiş hatalarımızdan ders çıkarma zamanı. İşte bu yüzden CUMHURİYET...
1450-1850'lerde Avrupa'da gö- rev yapan İsviçreli paralı askerlerde çıkan sağlık sorununa, Schweizer Heimweh, yani İsviçre vatan hasreti denilen ruh hastalığına verilen isimdi. Latince Nostos, yani eve, anayurda dönüş ile Algia, yani özlem sözcüklerinin birleşmesiyle meydana gelen, tıp terminolojine psikiyatrik bozukluk olarak giren nostalgia-nostalji, öğrencilik yıllarından hatırladığı, doktorluğu boyunca sıkça karşılaştığı bir kavramdı.
Aslında isteği o kadar adil ve masumdu ki, dahası Allah'ın kullarına tanıdığı haktı. Ama kadındı ya, hakkı hukuku bilmeyen erkeğe yalvarmak zorundaydı.