PreRafalitleri okuyunca o devrin adetlerini anlıyorsun. Adamlar yaşama dört elle sarılmışlar, zevk ve neşe içinde yaşamışlar. Her şey çok iyi ve çok güzelmiş. Adet böyleymiş. Ne onlar bizden daha mutlu ve içtenmiş ne de biz onlardan daha mutsusuz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Belki de gelmiş geçmiş en başarılı sosyal deneyci olan Atatürk boşuna mı, "Hayatta en hakiki kılavuz bilimdir, fendir, ondan ayrılmak aymazlıktır, sapkınlıktır." demiştir.
Bir şeyi ortadan kaldırırken yaptığınızı başkaları fark etmesin isterseniz en iyi yol, yok etmek istediğiniz nesneyi sulandırarak çoğaltmaktır. Şu anda üniversiteler böyle bir tehditle karşı karşıyadır. Yargı ayrıca tehdit altındadır. Ama, en elit kurum olan ordu tam hedeftedir.
Üniversite hocalığını, aylıklı aylaklık olarak algılayan öğretim üyelerimiz, politikacılarımızla işbirliği halinde Türk yükseköğretmeni bitirmişlerdir. Sanırım bu olay bilhassa 1958 devalüasyonundan sonra çok hızlandı.