Ssç diye bir şey yok, onlara çocuk demek bile hakaret. Çocuk dediğin oyun oynar, silahla oynamaz. Çocuk dediğin çantasında kalem kitap taşır, silah değil. Bazılarına canice gelse de bu katiller çocuk değil ve ayrıştırılmalılar. Bu tarz canilerin saldırı planları hangi yaş aralığında azalıyorsa o yaşa kadar içerde kalmalılar. Psikolojik destek almalılar. Hâlâ eğitim hakkı var diyorsak da başka okullarda eğitim almalılar. Ramlarda teşhisler konulmalı. Anne babaların "normal" göstermeye çalışıp toz kondurmadığı katiller bugün planlı bir şekilde gözlerini kırpmadan ter*r eylemi yapıyorsa bunu hiçbir zihniyet normal karşılamamalı. Uzun vadeli önlemler alınmalı. Tek bir şahsı hedef göstermek değil amacım. Çünkü bu kez balık baştan değil her yerden kokuyor artık. Ailesi, arkadaşları, sistem, cezalar... O kadar çok faili var ki. Çocukluğunu gençliğini mahvettiğiniz onlarca kişiye travmasız bir çocukluk ve gençlik borçlusunuz, borçluyuz. Çok üzgünüm. Gündemin ertesi gün olan bir maç yüzünden değişmesi bile canımı o kadar sıkıyor ki. Henüz ilkokul çağında bir çocuğun "ben ortaokula geçmek istemiyorum, orada çocuklar öldürülüyor" diye ağladığına tanık oldum bugün. Bu sözün ağırlığının altından nasıl kalkacağız? O çocuğa ve daha onlarcasına bunun hesabını nasıl vereceğiz? Ben kendi adıma çok sinirliyim ve utanıyorum. Bu çağa denk gelmiş olmaktan da utanıyorum.
EĞİTİMDE ŞİDDETE HAYIR SUSMA
SSÇ
Öncelikle biliyorum burası kitap üzerine bir platform ama hepimiz bu ülkenin çocuklarız ve ülkemizde yaşanan her olaydan şiddet ile etkileniyoruz. ilk olarak Urfa daha sonrasında Antep te yaşananlar hepinizin malumudur. yaralılara şifa şehitlere rahmet diliyorum ama keşke bunların hiçbiri yaşanmasaydı ve bunları yazmak durumunda kalmasaydım. Halk olarak haykırmalı bu duruma sesimizi yükseltmeliyiz DAHA GÜVENLİ BİR ÜLKE İSTİYORUZ...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bugün bir meslektaşım menfur bir saldırıyla bir öğrenci (!) tarafından öldürüldü. Kendisinden geriye tek başına büyüttüğü küçük bir evlat, yaşayacağı daha nice yaşlar kaldı… Öyle bir kısır döngü ve tükenmişlik içerisindeyiz ki tarifi mümkün değil. Ssç saçmalıklarıyla bedelini ödemeden suç işleyen caniler, sırf 18 yaşından küçük diye rahatlıkla insana kıyabiliyor. Okulların hali berbat, hiçbir disiplin önlemi uygulanamıyor, veliler bilinçsiz ya da sorumsuz… Öğretmenlik meslek itibarı hiç olmadığı kadar yerlerde. Öğretmenlerin başında bir giyotin gibi sallanan disiplin yönetmelikleri, her nedense okulda olması hepten zarar olan tiplere karşı hiçbir şey yapamıyor. Her şey olduğu gibi velinin inisiyatifine bırakılmış, bozuk aile yapılarından gelen bu nesiller okullarda da düzelmeyecek. Canlar almaya devam edecek, kimilerini de okullardan soğutup kayıp nesiller haline getirecek. Biz bir yeni felakete kadar bunu da unutacağız zaten, hepimizin başı sağ olsun.
"Suça Sürüklenen Çocuk" Tiyatrosu
Hukuk literatürümüzde "Suça Sürüklenen Çocuk" (SSÇ) diye teknik, hatta naif bir tabir vardır. Lakin sokağın o kanlı, o acımasız ve giderek vahşileşen gerçeği; artık bu akademik kılıfa sığmamaktadır. Gidenlere, o toprağa düşen tertemiz Türk çocuklarının, henüz hayatının baharındaki o nur yüzlü evlatların çehresine iyi bakınız. Onlar; bir kaza sonucu değil, tektip saç tıraşlarını bir "çete üniforması" gibi taşıyan, belindeki silahı şeref, şiddeti ise meziyet sanan o lümpen ve gözü dönmüş güruh tarafından katledildiler. Ne acıdır ki; yaşları küçük ama işledikleri cürümler ve vahşetleri boylarından büyük olan bu potansiyel katiller, kanunların "çocuk" tanımını, adeta bir "cezasızlık zırhı" olarak kuşanmaktadır. Devletin şefkatli eli, mağduru korumak yerine, failin sırtını sıvazlayan bir mekanizmaya dönüşmemelidir. Bir cana kıymanın, bir istikbali söndürmenin bedeli, "yaş küçüklüğü" paravanının arkasına saklanamaz. Bu artık basit bir asayiş sorunu değil, bir adalet krizidir. Masumun kara toprağa, katilin ise elini kolunu sallayarak tekrar o sokağa (hem de hiç ıslah edilmeden) döndüğü bu düzene isyan etmek, bir vicdan ve insanlık borcudur. Peyami
Suçun ta kendisi olmuş zâtlara “suça sürüklenen çocuk” diyerek pırıl pırıl çocuklarımızın hayatlarını çalmalarına müsaade eden hiçbir merciiyle, hiçbir sistemle helalleşmiyorum. Tüm bu çocuklar, bu çivisi çıkmış sistemin yıllardır işlediği suçlar yüzünden hayattan koparıldı. Suçu ve suçluyu övmek anayasal bir suçtur. Suçluyu suça azmettiren sistem katildir. TCK değişmeli, SSÇ kavramı derhal kaldırımalı. Daha kaç çocuğumuz hayattan koparılmalı bunu yapmanız için? #atlasçağlayan #mattiaahmetminguzzi #alperenömertoprak #ataemreakman #hakançakır
"Işık karanlığın içindedir." -ssc