Denizde sürüklenir gibiyim, sığınacak bir yerim yokmuş gibi savruluyorum.
Herkesin bir amacı var, bir ben cansız ve yetersizim, hareketsiz bir bekçi gibi.
Onlara hiçbir zaman kızamıyor, onlardan nefret etmiyor, sadece zavallılıklarına, daha doğrusu insanlığın bu kadar tiksinecek hale gelmesine acıyordum. Bunun için de, hiçbir tazyik, hiçbir işkence beni kendi gözümde küçültmüyordu. Zaten işkence nedir? İrademis ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça, işkence sade bir fizyoloji meselesidir.