“Belli ki delikanlı, babaya ters gelen bir şey yapmış. Belki bir gönül işi, belki başka bir şey. Hesap soruyor oğluna. Çocuğun canını ne kadar yakabilir, gururunu ne kadar kırabilirse, o kadar iyi eğittiğini düşünecek. Ya da kendi öfkesinden o kadar çabuk kurtulacak. İnsan kendi çocuğuna nasıl böyle kıyabilir. Belki ona da böyle kıymışlar. Ağaçlar henüz yeni büyürken, narin bir fidanken köküne kezzap dökmek gibi bir şey bu. Bu çocuk, bundan sonra kendine nasıl güvenecek nasıl saygı duyacak. Toplum içinde utanmadan sıkılmadan nasıl var olacak.