Okuyan Richie

Okuyan Richie
@ssenakbs
“Kitapla çevrili değilsem uyuyamam.” -Borges
Yakup’un Renkleri
7/10
·352 syf.··
2020 2. kitabı
Her ne kadar ön yargı ile başlamış olsam da iyi ki okumuşum dediğim bir eser oldu benim için. Özetle konusundan bahsedecek olursam çingene soykırımının olduğu zaman bir çocuğun yaşadıkları ile alakalı tarihe dayalı bir kurgu. Kitabın en çok sevdiğim kısımlarından birisi ise olayların sıralanışı. Olaylar kronolojik değil geçmiş ve şimdi olarak ayrılmış ama karışık bir vaziyette okurken kafanız karışmıyor endişelenmeyin. Kitabı okurken yeri geldi bazı yerleri güldürdü ama genellikle ağlattı. Ve bir kez daha insanların savaşın ne kadar gaddarca bir şey olduğunu hatırlattı bana. Çingene soykırımı utanarak söylüyorum ki hakkında çok ama çok az bildiğim bir olaydı. Bu kitap bu konuda bayağı bilinçlenmemi sağladı. Tavsiyem eğer bu kitaba ulaşabilirseniz mutlaka okuyun ve okutturun!
Edebiyat
Yakup'un RenkleriLindsay Hawdon · Timaş Yayınları · 201597 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İşkence Aletlerinden Asitli Saldırılara
8/10
·125 syf.··
2020 36. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 17:48
YouTube kitap kanalımda Shakespeare'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/rGxh2RVjmNU Kadınlar... Birazdan yazacağım şeyler hiç hoşunuza gitmeyecek. Zira Shakespeare okumaları için 2. durağım olan Hırçın Kız kitabını okumam sırasında öğrendiklerim maalesef benim de hiç hoşuma gitmedi. Biraz kitap dışı bir konudan bahsedeyim öncelikle. İtalyanca virtu sözcüğü, Latince virtus'tan ve virtus da erkek anlamındaki "vir"den geliyor. Peki virtu ne demek? Virtu, erdem demek. Bu kelime, İtalyan erkekler tarafından erdemin sadece erkeklere özgülüğünü göstermek için icat edilmiş, öyle de kalmış. Bırakın dönemi, kelimelerin bile ataerkilleştirildiği bir dönemden bahsedeceğim size, toplanın... Shakespeare'in bu kitabının orijinal adı "The Taming of the Shrew" yani tıpatıp çeviri yapacak olursak "Cadalozu Evcilleştirmek" manasına geliyor. "Tame" kelimesi aslında hayvanları evcilleştirmek için kullanılan bir kelime ve kadınlar arasından erkeklerin isteklerine itaat etmeyenleri de "shrew" kelimesiyle cadaloz ve cadı kadın diyerek etiketlemişler. Bu konu bana nereden tanıdık geldi diye araştırdığımda ise Prag'da gezdiğim bir İşkence Müzesi'nde gördüğüm alet aklıma geldi. Onun adı: "Scold's bridle" Erkeklere itaat etmeyen kadınlara özel olarak tasarlanmış bu alet, kadınların konuşmasını ve bağırmasını engellemek için kafalarına yerleştirilen metal bir aletmiş. Kökeni 16. yy'ın ortalarından sonraki İskoçya ve İngiltere'ye dayanıyormuş. Zaten Shakespeare de bu kitabı 16. yy sonlarında yazdığına ve İtalya'daki komedya kültüründen etkilendiğine göre kitabında hırçın kadın evcilleştirilmesi - dominant ve maço erkek olumlaması kullanması aslında normal bir durum gibi görülmesi gerek. İşin ilginç tarafı,
Hırçın KızWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20125,8bin okunma
yazarın gerekli gördüğü kısa bir son sözden alıntı
“Ben size bütün bunları” dedi, “olup bitmiş gibi anlattım. Oysa gelecekte olacakmış gibi de anlatabilirdim. Benim için ikisi arasında büyük bir ayrım yok.”
Sayfa 303·Kitabı okudu
Bilmediğin Bir Tarafım Var Anne
Puan vermedi·112 syf.··
2020 55. kitabı
YouTube kitap kanalımda Oyuncak Hikayesi kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz: ytbe.one/a3ctaLux8B4 9 ay içinde bulunup Sisifos mitindeki gibi bir yük olduğum, doğum sırasında ayaklarımın ters gelmesiyle birlikte sezaryene mecbur bıraktığım, evde sataşacak kimse bulamadığım anda türlü şapşallıklar yapıp bunalttığım o yüce insana... Tersten bakardım sana küçükken, hala da bazı konularda düşünsel olarak öyle bakıyorum anne. i.ibb.co/dbknPF6/IMG-868... Senin kendi taşındığın evin içinde senin oğlun bir evlat gibi dev bir kitaplığı büyütüyor, bilgileriyle ve deneyimleriyle mama veriyor ona. Bazen onun susmaması için bilinç emziğini bile bile takmıyor. Bir insan torunlarını umursamaz mı? Neden o kadar emek vererek besleyip büyüttüğüm kitaplığımın yüzüne bakmıyorsun annecim? Peki, hatırlar mısın? Senle beraber Oyuncak Hikayesi kitabını okurduk. Woody ve Buzz Lightyear ile birlikte sayısızca defa senin sesinle uyuyakalırdım. Sen artık o kadar çok sıkılırdın ki, bazen sayfaları atlardın ben ise bazen anlardım bazense kaçırırdım. Bu aynı yediğim yumurtalara senin peynir katman gibiydi, onu da bazen anlayıp yemezdim bazen de yiyip geçerdim. resimag.com/p1/5890c85a209.... "Farkında mısın birbirimize ne kadar benziyoruz anne?" Murathan Mungan Sonra yollarımız biraz ayrıldı anne. Sen kolay olanı ve sana rahat geleni sevmeye devam ettin fakat benim yolum birazcık ısırgan otlarıyla dolu bir yola düştü. Sen beni tertemiz doğurdun fakat ben senin yüküne saygısızlık ederek o tertemizliği pislettim. Ama... "Kolay olanı herkes sever anne, iş ısırgan otunu sevmekte..." Murathan Mungan Ama anne! Büyüdüm artık ve seni anlatan, senin kıymetini bilen, senin taşıdığın dünyalarca yükü bir
Edebiyat
Oyuncak HikayesiKolektif · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 199624 okunma