“Eğer ortaçağ şövalyelerinin demir zırhları gibi görünmez bir aldırmazlık zırhı giymezsen buralarda barınmana olanak yoktu. İlk zamanlarda bu çevrenin beni çok sarstığını gören bir arkadaşım herkesin bir şemsiyesi var kendini koruyacak,seninse yok, bir an önce şemsiyeni açmaya bak, çünkü bu yağmur hiç dinmeyecek, demişti.”
Kitabın sonunda karakterlere ne oldu? Güldiyar babasının yanına giderken ne oldu da o hale geldi? Sonunda Hasan’a ne oldu? Hikayedeki rolü neydi yani sadece ağacın dallarında tünemesi mi? Hüseyin nerdeydi hep gelecek diye bekledim bi haber çıkmadı. Böyle bitmesini beklemiyordum. Evet alegorik bir hikaye ama çok yarım kaldı böyle sonlar beni tatmin etmiyor sanırım.