15 Aralık Pazar 2024 saat 01.25'te bu kitabı bitirmek nasip oldu. O kadar bilmediklerimi öğretti, yeni kapılar açtı ki bana heyecandan uyuyayamayıp o gün gece kitabı bitirdim. İbn Arabi gibi şahsiyetlerin tasavvufi kimliklerini daha iyi kavrama fırsıtı buldum. Bu benim için çok büyük bir ihtiyaçtı. Duyu(mişkat), hayal(zücace), akıl(misbah), fikir(zeytin ağacı), kudsi-nebevi kuvvet(yağ) tasavvurları insanın inceliklerini, meziyetlerini, başka alemleri, varlığı anlamada felsefe ve tasavvufu anlamada bir kapı araladı. "Ene'l Hakk" cümlesini artık daha iyi anlıyorum. Nur ayetinin farklı tefsirleriyle de tanıştım. Gerçek nur Allah iken onun nuru duyu, hayal, akıl, fikir, ve kudsi kuvvet ile her yeri kaplamıştı. Veya gözle görülen cisimlerin renkleri onun nurundandı. Hem kendi aydınlanıyordu hem dünyayı aydınlatıyordu. Yani Allah'ın nuru yeri ve göğü kaplamıştı. Veya burdaki nur bir yaratma eylemi olarak Allah yeri ve göğü kendi nurundan yaratmıştı. Veya burdaki nur iman da olabilir. Veya peygamber de, Kur'an da.