ikra

ikra
@ssisyphus
23 Aralık 2002
36 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
"Kelimelerim seni ürkütmesin, artık hayatta olmayan bir kadın daha ne bekleyebilir ki? Ne sevgi ne merhamet ne de bir parça sükûnet." #k:250121
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
O halde, her insanın kalbinde sadece esip gürlemek için bir fırsat bekleyen, başkalarına acı verme arzusu duyan hatta şayet yoluna çıkacak olurlarsa onları hiç gözünü kırpmaksızın öldüren vahşi bir hayvanın yattığı kesin bir gerçektir. Bütün savaş ve kavga tutkularının kökeninde yatan şey de budur. Onu evcilleştirmek ve bir dereceye kadar kontrol altına almak için zekânın, onun bu işle görevlendirilmiş bakıcısının daima yapacak pek çok işi vardır. İnsanlar, şayet isterlerse, bunu insan tabiatının radikal kötülüğü olarak da adlandırabilir. Hiç değilse, bir izah getirme yerine onu sözcüklerle ifade etme arayışı içinde olanların işine yarayacak bir deyimdir bu.Ne var ki ben yine de bunun, varoluşun daimi acılarıyla gittikçe daha çok acılaşmış bir yaşama isteminin kendi acılarını, başkalarına acı çektirerek hafifletme arayışı olduğunu düşünüyorum. Fakat bu şekilde insan, kendi benliğindeki gerçek zalimlik ve kötülüğü de gittikçe daha fazla besler. Buna şu gözlem de ilave edilebilir: Kant'a göre madde nasıl ki ancak genişleyen ve daralan güçlerin çatışmasıyla ayakta durabiliyorsa insan toplulukları da ancak nefretin veya öfkenin veya korkunun çatışmasıyla kendini devam ettirebilir.
Felsefe
Bir suçlamayı hak etmediğinin gerçekten bilincinde olan bir kimse, bu suçlamayı sakince küçümseyecektir. Buna karşılık onur ilkesi, kendisinde hiç bulunmayan bir duyarlılığı göstermesini ve kendisini incitmeyen hakaretlerin intikamını kanlı bir biçimde almasını ister. Ama, kendisine yönelik her türlü çatlak sesi, daha yüksek çıkmasın diye anında boğmaya çalışan kişinin de, kendi değeri hakkında zayıf bir görüşü var demektir
Felsefe
"Doğumdan ölüme, pazartesiden pazartesiye, sabahtan akşama tüm faaliyetler düzenlenmiş, bir örnek hale getirilmiştir. Böylesi bir düzenin ağına düşen kişi insan olduğunu, tek bir birey olduğunu nasıl hatırlar? Düş kırıklığıyla, üzüntüyle, sevgi özlemi, hiçlik ve ayrı olma korkusuyla doluyken yaşama şansına bir kez sahip olduğunu nasıl aklına getirebilir?" Erich Fromm
Felsefe
İrade, kötürüm ama gözleri gören birini, omuzlarında taşıyan bir kör gibidir. İnsanlar sadece görünürde önden çekilirler, aslında onlar arkadan itilmektedirler. Onlar o bilinçsiz yaşama iradesince itilirler. Yaşama iradesi değişmez, sabit bir iradedir. Bütün tasarımlarımızın temelinde yatan, her yere işleyen bir motivasyon üreticisidir o.Belleğimiz bile, irademizin hizmetçisidir. Karakter dediğimiz şey de iradece belirlenmiştir. İrade, karakteri, insanın bedenini inşa eder gibi kurar. Arthur Schopenhauer Varolmanın Acısı
Felsefe