ABDÜLHAMİD:Allahım; helâl etmiyorum! Şahsımı
değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helâl etmiyorum! (Durak) Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı
yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler,çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helâl ederdim de Sevgilinin yolunda yürüdüğüm için
beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helâl etmem! (Durak. Sesi gittikçeağlamaklı ve yüksek)
Allahım! Mukaddes isimlerine kurban olduğum Allahım! Ya Âdil! Bana <<Kızıl
Sultan» adını takan ve devrilmem için ellerinden geleni yapan Ermenileri, şimdi beni devirenlere parçalatıyorsun! Bu cellatları da, kimbilir, kimlere parçalatacaksın?.. (Durak) Fakat yâ Rahman!..
Adaletinle tecelli edersen hepimiz kül oluruz! Bize acı! Resûlünün, Sevgilinin, Kâinatın Efendisinin nurunu kaydeder gibi olduğu için bu hale gelen millete, rahmetinle, fazlınla, lütfunla tecelli et!
(Durak) Yâ Kaadir! Kundaktaki yavruyu gagasına almış, kaçıran leş kuşunu düşürüp çocuğu kurtarmak ancak senin kudretine sığabilir. Leş kuşlarının
gagasından kundak çocuğuna dönen milletimi kurtar Allahım! (Durak) Yâ Ma'bud!.. Ömrümde tek
vakit farz namazı kaçırdığımı hatırlamıyorum! Ama tek vakit namazım olduğunu iddiaya da nefsimde kuvvet bulamıyorum!.. Huzurunda eriyeceğime kaskatı kalıyorum ve duada ruh teslim edeceğime yatağımda kıvranıyorum! Sana kulluk göstermeyen bu kulunu affet Allahım! (Durak) Eğer,yılları tesbih dizisince süren hükümdarlığımda
seni bir kere anabildim, Resûlüne bir ân bağlanabildimse, duamı, o bir kere ve bir ân yüzü suyu hürmetine kabul et! (Durak, çığlık) Yâ Sübhan! Şu
titrek elleri, Kıyamet gününde sana <<Ümmetim,ümmetim!» diye yalvaracak olan Habibinin eteğinde, şimdi <<Milletim, milletim!>> diye dilenen bu ihtiyarın duasını geri