uğur

Davranışlar yalnızca açık kurallarla ve devlet tarafından düzenlenmez. Kontrol sık sık dolaylı zorlama veya psikolojik baskı ya da manipülasyon yoluyla ve devletin dışındaki kuruluşlar tarafından veya bir bütün olarak sistem tarafından uygulanır. Büyük kuruluşların çoğu toplumsal tavır veya davranışları maniple etmek için bazı propaganda yöntemlerini kullanır. Propaganda yalnızca reklam ve tanıtımlarla sınırlı değildir; hatta bazen bunu yapan insanlar, yaptıklarının bilincinde bile olmazlar. Örneğin, bir eğlence programının içeriği, güçlü bir propaganda biçimidir. Dolaylı baskıya bir örnek verelim: Bize her gün işe gitmek ve patronumuzun emirlerine uymak zorunda olduğumuzu söyleyen bir yasa yoktur. Yasal olarak, ilkel insanlar gibi gidip ormanda yaşamamızı veya kendi işimizi kurmamızı engelleyen hiçbir şey yoktur. Ama pratikte, çok az vahşi orman kaldı ve ekonomide de küçük çaplı iş sahiplerine çok sınırlı bir yer var. Bundan dolayı, çoğumuz ancak başka birinin yanında çalışarak yaşayabiliriz.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Modern toplum bazı açılardan çok serbesttir. Sistemin işleyişiyle ilgisi olmayan konularda genelde istediğimizi yapabiliriz. -Sistemi tehdit edecek davranışları cesaretlendirmediği sürece- istediğimiz dine inanabiliriz . -"Güvenli seks" yaptığımız sürece- istediğimiz kişiyle yatabiliriz. -Önemsiz olduğu sürece- istediğimiz her şeyi yapabiliriz. Ama tüm önemli konularda sistem davranışlarımızı düzenlemeye gittikçe daha fazla dikkat ediyor.
İnsan kızabilir ancak modern toplum dövüşmeye izin veremez. Çoğu durumda sözlü saldırıya bile izin vermez. Bir yere giderken kişinin acelesi olabilir ya da canı yavaş gitmek isteyebilir, ancak trafik akışına uygun olarak gitmekten ve trafik işaretlerine uymaktan başka seçeneği genelde yoktur. Bir kişi, işini farklı bir biçimde yapmak isteyebilir ama çoğunlukla yalnızca patronunun koyduğu kurallara göre çalışabilir. Başka birçok şekilde de, modern insanın eli kolu, dürtülerinin çoğuna ket vuran, böylece de güç sürecine -açıkça ya da gizlice- müdahale eden bir kurallar ve düzenlemeler ağıyla bağlanmıştır. Bu düzenlemelerin çoğundan vazgeçilemez, çünkü bunlar, endüstriyel toplumun işlemesi için gereklidir.
llkel insanın kendisini tehdit eden bazı şeylere -örneğin hastalıklara- karşı güçsüz olduğu doğrudur. Ancak o, hastalık riskini metanetle kabul edebilir. Bu, eşyanın doğası gereğidir; zatî olmayan, hayâlî bir iblisin suçu olmadığı sürece kimsenin suçu değildir. Ancak modern bireye yönelen tehditler genelde insan yapımıdır. Bunlar, talihin birer sonucu değildir; ancak insana, bir birey olarak kararlarını etkileyemeyeceği kişiler tarafından dayatılır. Sonuç olarak, kişi kendini hayâl kırıklığına uğramış, aşağılanmış ve kızgın hisseder.