Bedenin arzularını doyuramayız, haz arayışını doyuramayız. Böyle bir şey mümkün değil. Matrix filminde geçen şu diyalog aslında çok açıklayıcıdır; Agent Smith, Morpheus’u sorgularken, Matrix’in tarihçesini anlatırken şöyle der: “Sizin için simülasyonda en güzel medeniyeti yarattık ama canına okudunuz. Sizi tatmin etmek mümkün değil.”
Evet, insanoğlu bedensel hazza dayalı, hedonik malzemelerle doyurulamaz. Doyurulacak şeyleri, eksikliğini hissettiğimiz tarafları onun için iyi tespit etmek lazım.
Durağanlığın başımıza açtığı sorunları anlamak adına şu örneğe bakabiliriz: Şaşırtıcı ama gerçekten böyle; yakından tanıdığımız insanların duygularını daha çok yanlış anlayabiliyoruz. Çünkü “ben onu zaten tanıyorum” diye, dikkatimizin az bir kısmını yönlendiriyoruz ve belli “kısaltıcı, özetleyici, etiketleyici” yargılarımız devrede oluyor. O arada karşımızdaki insanın içinde duygusal fırtınalar koparken, biz aksiyonları tamamen bambaşka şekilde algılayabiliyor veya hiç algılayamıyoruz. Halbuki yabancı biriyle konuşurken mevcut etiketlerimiz, yargılarımız iletişime dahil olmadığından, onun bildirimlerini çok daha odaklı şekilde analiz ediyoruz.
Basit kuralımız şu: Konfor alanında her şeyin rutin olduğu, her şeyin tıkır tıkır işlediği düzen insanı çürütür. İlişki de olsa iş de olsa maaş da olsa beden sağlığı da olsa hepsi aynı şekilde, hep aynı giderse insanı çürütür, hasta eder, hayattan bıktırır ve sonunda öldürür. Gördüğümüz gibi, beyin için söylediğimiz her şey ilişki için de geçerli; bir risk olmalı, devamlı bir sarı alarm durumu olmalı, devamlı bir uyanıklık hali olmalı.
Ancak aşkın devamlılığıyla ilgili çok temel bir gerçek var ki ona değinmeden geçemeyiz: İlişkide risk biterse aşk da biter, kaybetme korkusu yoksa yani zaten her şey “garanti” ise o iş biter. Kaybetme korkusundan kaçmak için garanti ilişkilere sığınan günümüzün konfora bağımlı insanı, işte böyle böyle çürüyen ilişkileri içinde “alışkanlık” yaşamaya çalışıyor maalesef.
SORUYORUM: Âşık oldum ve hayatım darmadağın oldu. Daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. Kendimi tanıyamıyorum. Bana neler oluyor?
Endişe etmeyin, âşık olma meselesinde masumsunuz…