Şule

Şule
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·764 syf.·
2025 8. kitabı
Tek kelimeyle: Bayıldım! Bu kadar çok beğeneceğimi tahmin etmezdim. Hikâye öyle akıp gidiyor ki, bazı küçük mantık hatalarını bile fark etmiyorsunuz ya da fark etseniz bile hiç umursamıyorsunuz. Tugay’ın Eftalya’nın karşısına çıkmadan önce üstünü başını düzeltip gardiyanlara “Nasıl görünüyorum?” diye sorması… Ve savaşın ortasında bile onunla geçirdiği küçücük anda flört etmesi, güzel hayaller kurması... O sahneler beni gerçekten çok etkiledi. Bir de Marco var! Ciddi ciddi bir ortamda, elinde mandalinayla birilerine yesin diye fırlatması… Hem absürt hem komik hem de karaktere çok yakışan bir detaydı. Ne zaman sahneye çıksa içim ısınıyor. Evet, ikinci kitaptan biraz spoiler yedim (büyük konuşmayayım ama galiba ben istedim), ama yine de okumaya kesinlikle değer. Son olarak… Bence ikinci kitabın sonu değişmeli. Çünkü ben o sona duygusal olarak hiç hazır değilim. Büyük ihtimalle ya sonunu okuyamayacağım ya da birkaç gün boyunca salya sümük ağlayacağım! Tugay Demir Çeviker dünyadaysan ses ver!
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
Karım evliliğimizde sorunlar yaşadığımızı başkalarının bilmesini istemiyordu ama bence birkaç kişi fark etmişti. Belki çoğu ne yazdığını okumaz ama herkes duvarda asılı yazıyı görürdü.
Sayfa 22
Ya nasıl anlatsam. Küçük bir oda düşün. İçinde yüzlerce kitap.. Hani o kitapların bir kokusu vardır. Sarar odayı. Çekersin içine.. Sanki binlerce hayatı içine çekmişsin. Türk romanlarını düşün mesela… Attila İlhan’ı düşün, Ahmet Hamdi’yi gel ordan Oğuz Atay’a, Orhan Pamuk’ta bi dur, bi' mola ver. Öyle işte. Uzaktan bakınca normal biri sanırsın. Ama yakından bakınca çıldırırsın. Ben bi' kere öpmüş bulundum bunu üç hafta GATA’da yattım ya.. Dudaklarım yanmış. İşte öyle bir kız. Daha anlatayım mı? Dur anlatayım. Bir gözleri var tıpkı Ece Ayhan. Burnu desen İlhan Berk. Saçlar desen yemin ederim Cemal Süreya..
Hani çiçekler vardır - sanarsın hep tomurcuk kalacaklar (öyle uzun sürmüştür ki gelişmeleri); oysa gün gelir, inanamadığın hızla pırıl pırıl açıverirler ya - işte öyle: birdenbire gelişiverir yaşamın anlamı.
Sayfa 25