İnsanoğlu, ölüm sanki diğer insanlar için bir gerçekmiş de onun başına asla gelmeyecek dış dünyadan bir olaymış gibi düşünerek yaşamaya devam eder fakat gerçek böyle değildir tabii ki.
Hastanın iç ve dış dünyasında yaşadıkları, umutları ve umutsuzlukları, verdiği sözsel tepkiler, bulunduğu garip istekler, ve hatta çıkardığı sesler... Bunların çok gerçekçi bir şekilde kaleme alındığını düşünüyorum. Eminim ki uzun süre hasta hâlde yaşamış bir kişi bunu okuduğunda kitabı bir nevi ayna olarak görüyordur.
Kimi zaman ufacık bir umut ışıltısı belirir gibi oluyor, kimi zaman da bir umutsuzluk denizi kudurmaya başlıyordu, ama hep aynıydı: Aynı acı, aynı kader, aynı iç sıkıntısı...