Bu çokluğu, çok anlamlılığı ve kesinlikten uzaklığı hoşgörmek bir hata hatta bir günah değildir. Vicdanlı bir şekilde üzerine düşünürsek, bunun Tanrı değil de insan olmamızın kaçınılmaz bedellerinden biri olduğunu görürüz. Stephen Toulmın
Zira kutsal metinde girilemeyen belirli yerler vardır, tanrı oralarda daha derine nüfuz etmememizi istemiştir; nüfuz etmeye kalktığımızda da, el yordamıyla ne kadar derine inmişsek, o kadar karanlığa gömülürüz, böylelikle bir yandan ilâhî bilgeliğin keşfedilemez azametini, diğer yandan insan zihninin zayıflığını idrak ederiz.
ROTTERDAMLI ERASMUS
Göz korkunç bir şahit, değil mi? Yahut korkunç ayna... Her şeyi, ifşa ediyorlar. Hele hislerimizi gizlemek isteyince bakışlarımız nasıl değişir? Kaskatı olurlar. Ve biz gizledik sanırız.