Memnuniyetsizliğimizin çoğunu elimizle yarattığımızı fark etmeden, bu konuda bir şeyler yaparak onu hafifletmeye çalışıyoruz. Bir görevden diğerine geçiyor, hiç bitmeyen yapılacaklar listemizdeki maddelerin yanına işaret koyuyoruz, gülleri koklamak için pek durmuyoruz.
Mektupların senin göğsünde ne kadar temiz ve insan bir kalbin çarptığını bana gösteriyor, bu kalp bundan böyle benimkiyle beraber çarpacağı için dünyanın en bahtiyar insanıyım.
Mektubunu bekler, güzel gözlerinden hasretle öperim.
İnsan olmak, yani gerçek, kendi vücuduna sahip, kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor; bundan utanıyor, ayıp sayıyor, bildik, genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep. Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız.